En İyisinden En Kötüsüne 44 Marvel Filmi!

Deadpool’un rekor kıran başarısı birçok yan etki yaptı ve bu ani yükseliş gözleri yeniden tayt giyen kahramanlara çevirdi!

Marvel’ın sadık hayranları, sinema evreninden daha fazlasının Marvel’da barındığını biliyorlar. Olası hayal kırıklıkları, sadece stüdyonun bütçesini değil Marvel çizgi romanlarını da etkiliyor.

İşte en iyiden, en kötüye doğru sıralanmış Marvel filmleri…

(Yazı spoiler içermektedir.)

 

1.The Avengers (2012)

Tek süper kahraman barındıran filmler tek tür heyecan içerirken, Joss Whedon’nın eğlenceli filmi, tüm bunlardan daha büyük bir film sunuyor: Olaylara farklı tarzda yönelen ve düşmanlarına karşı mücadele eden, bu baş döndürücü ekibin bir araya gelmesi imkânsız görülebilir. Çeşitli karakterlerden oluşan bu ekibin hikâye anlatımının doğru yapılması, klasikleşmiş süper kahramanların enerjisini yakalıyor.

 

 

2.Spider-Man 2 (2004)

Çizgi roman serilerinde nadiren ikinci film, önceki filmden daha üstün başarı elde ediyor.  Ama Sam Raimi’nin devam eden Örümcek serisi, ilk filmin aksiyon ve fonksiyonlarını geliştirirken aynı zamanda Marvel’ın beyazperdedeki en iyi kötü adamını bize sunuyor. Doktor Octupus olarak, Alfred Molina’nın psikolojik erişimi, dokunaçları kadar uzun ve nadir rastlanan kötü adamın intiharıyla sonuçlanıyor.

 

 

3.Iron Man (2008)

Sam Raimi’nin Spider Man’i hayranlarının süper kahraman hayallerini süslesin, Robert Downey Jr tarafından canlandırılan Iron Man, gençliğin bir sonraki adımında, süper güçlerin dışında şaşanın da etkisini gösteriyor. Daha önce Zathura ile fantastik dünyaya adım atan yönetmen Jon Favreau, bu film için doğru kişi.

 

 

4.Captain America: The Winter Soldier (2014)

İkinci Dünya Savaş’ında geçen hikâyesiyle yapımcılar, 21. yüzyılda uyanan bu donmuş süper askerin macerasını anlatmak için işe atlamaktan kendilerini alamadılar. Bir ton komployu yenebilecek bir süper kahraman verdiler ve izleyicileri bir çeşit güçlü otoritelere karşı, körü körüne itaat eden bir başka süper kahraman filmiyle sorgulatıyorlar.

 

 

5.Spider-Man (2002)

X Men, 2 yıl boyunca beyazperdeyi alaşağı etti ama devasa Box Office başarısı ve tescillenmiş popüler cazibesiyle Spider Man, süper kahraman filmlerini göklere çıkarıyor. Tobey Maguire’in örümcek kafayı canlandırdığı bu hızlı ve eğlenceli hikâye, özellikle Marvel’ın CGI serisinin tekrarıyla karşılaştırıldığında bir on yıl daha devam edecek gibi görünüyor.

 

 

6.X-Men 2 (2003)

En iyi çizgi roman hikâyelerinden birine sahip olan X Men, ilk filme göre daha derin metafora sahip ve karakterleri daha iyi anlamamızı yardımcı olacak şekilde izleyiciye sunuluyor. Wolverine rolündeki Hugh Jackman’nın karizmatik performansı, bilgi sahibi olmayan izleyicilere, hayranların karakterlerde ne gördüklerini açıklıyor.

 

 

7.X-Men (2000)

Üzgünüz Blade; ama bu 2000 yapımı Bryan Singer filmi saygıyı hak ediyor, bir süper kahraman filmini DC serisinin dışına çekerek mevcut saltanatını başlatıyor. Ayrıca Stan Lee, Jack Kirby gibi zengin karakter yaratıcıları Hollywood’u aydınlatıyor. Şu andan itibaren, Batman ve Justice League ekibi büyük patlamaları için daha çok çalışmalılar.

 

 

8.Ant-Man (2015)

Marvel evrenine dışarıdan bakıldığında, bu hikâyenin bir şey katmayacağı görülebilir. Fakat Ant Man tüm bu olumsuz eleştirilerin yarattığı devasa balonu bir iğneyle patlatıyor. Filmin yapımındaki karmaşa, ekibin inatçılığı sayesinde başarılı olmalarını sağlıyor. Kutlamaya değer nitelikte.

 

 

9.Avengers: Age of Ultron (2015)

Bazen vakit geçirmek için izlediğimiz filmler, böylesine güçlü karakterlerin egoları olmadan nasıl aynı odayı paylaştıklarını anlamamıza odaklanıyor. Ultron, aynı zamanda Marvel’ın en güçlü kötülerinden birini ve nerdeyse yarattığı bir kahramanı The Vision’ı izleyiciye sunuyor.

 

 

10.The Big Hero 6 (2014)

Bu filmin Marvel uyarlaması olduğunu biliyor muydunuz? Elbette öyle ve yazarlar hikâyeyi okuduklarında yapım için taze kana ihtiyaç olduğunu duyurdular. Teknik olarak doğru yapılmış olan bu süper kahraman filmi, acı çeken bir genç ve onun duygusal robotunun çekirdek hikâyesiyle klasik çocuk filmi olarak görünse de büyüklerin kalbini kazanıyor.

 

 

11.Captain America: The First Avenger (2011)

Marvel’ın en sıkıcı başkarakterlerinden biri olmasına rağmen, en çok sevilen filmlerinden biri olduğu tartışmasız. Bunun için Chris Evans’a ve Amerika sevdasını reddeden yapımcılara teşekkür etmek gerek. Kaptanın vatanseverliği, kararlılığı hiçbir zaman propagandaya dönüşmüyor.

 

 

12.Guardians of the Galaxy (2014)

Bilinen bir formatı değişik bir şekilde yenilenmesiyle çıkışı aşırı derecede abartıldı. Guardians kazanan taraf olmasına rağmen, nadiren sıradanlığın içine gömülüyor. Serseri nitelikteki başkarakterlerle kendisini kanıtlama çabasında fakat yönetmen James Gunn’ı galaksinin şapşallarını, uzaylıların yaşadıkları yerleri sırf göz boyayıcı şekilde tasarlamadan yapmayı başarmış.

 

 

13.Deadpool (2016)

Abartılmış, bir o kadar komik olan film, süper kahraman asillerine sonunda alışılmışın içinde geleneklere bağlı ilerliyor ama birçok eğlenceli öğe barındırıyor. Tüzel, homojenlik ve asimile güçleri başarıya barındıran Deadpool, haylazlıklarıyla yaş sınırlaması getiriyor.

 

 

14.The Amazing Spider Man (2012)

Yeniden çevrim için çok erken olabilir ama Andrew Garfield, 21. yüzyılda neredeyse 60 yıllık geçmişi olan bu süper kahramana yenilik getiriyor. Emma Stone’un dâhil olmasıyla, ilişki durumu olduğundan daha da zenginleşiyor ve bu ikiliyi ilkinden daha çok seveceğiniz muhtemel.

 

 

15.X-Men: Days of Future Past (2014)

Takip etmesi zor mu? Evet biraz. Ama zaman yolculuğu yapan bu hikâye sindirilebilir bir şekilde aktarılıyor ve görmek istediğimiz hem yeni, hem de eski oyuncularla yeni bir takım oluşturuluyor. Evan Peters’ın Quicksilver’i bu yenilerden biri. Gelecek filmlerde, çakışan zaman aralıklarını görmeye devam edeceğiz.

 

 

16.Iron Man 2 (2010)

Aksiyon dolu ve önceki ukala karakteri temsil eden ikinci Iron Man filmi, aşırılığı yeterince ima eden olaylara sahip olduğundan daha az komik gösteriliyor. IM3’nin belirsiz kötüsü Mickey Rourke’un The Mandarin’i intikamcı Rus Whiplash olarak yer aldığı sahneleri kürdanını yutmadan gürültüyle yiyor.

 

 

17.The Wolverine (2013)

Sonunda, bir süper kahraman mütevazı bir şekilde kendisine sinema evreninde yer buluyor. Eğer bir Wolverine filmi ortaya çıktıysa, bunun başarısı Hugh Jackman’ın sivri pençeli yaratığı, kendi serisine dönüştürebilecek kadar başarılı olmasından kaynaklanıyor.

 

 

18.Thor (2011)

Tartışmasız Avengers’ın en ciddi karakterlerinden biri olması gerçeğinin yanında, Chris Hemsworth’un ölümcül derecedeki kasları ve Tom Hiddleston sağ olsun yaramaz kötü Loki, Thor’u eğlenceli bir filme dönüştürüyor. Ayrıca, kim Pet Shop’tan at satın almaya çalışan bir kahramanı sevmez ki?

 

 

19.The Incredible Huk (2008)

Edward Norton, Eric Bana’nın birkaç yıl öncesinde canlandırdığı Hulk’dan daha karizmatik bir yeşil dev oluyor. Yine de bu durum Hulk’ın durumunu kurtaramıyor:  Mark Ruffalo’nun Avengers’daki performansı sayesinde, o kadar ses getiren karakterler aralarından sıyırmayı başarıyor.

 

 

20.X Men: First Class (2011)

Michael Fassbender ve James McAvoy’un Magneto ve Xavier’ın gençliklerini canlandırdıkları First Class, seriye olan inancımızı yenilemek için yeterince esprili değil. 1960’ların dekoru, çok bariz olan retro tasarımlar ve “hadi ekibi kurtaralım” klişelerini görmezden gelmek oldukça zor.

 

 

21.Blade 2 (2002)

Yapımcılar, filmi Cronos ve The Devil’s Backbone gibi korku filmi çevirmiş Guillermo del Toro’ya teslim ederek oldukça akıllıca bir iş çıkarıyorlar. Üst düzey bir prodüksiyonun sağlanması ve çok fazla ninja ekrana sıçratarak yönetmen, Blade’i kurtarmak dışında daha iyi bir şeyi başarıyor: Kendi yapacağı Hellboy’un prestijini dünyaya duyuruyor.

 

 

22.Hulk (2003)

Ang Lee’nin Croughing Tiger ve Hidden Dragon gibi bir Hulk filmi nasıl istemedik. Lee’nin yaptığı ayrılmış ekranda, çizgi romanların düzensizliğini anlatarak dikkat çekilecek noktalar olacaktı. Ama hayır: Hulk’ın oldukça absürt olması, senaryodaki ciddi problemler ve Eric Bana’nın Bruce Banner’ı film için çok zayıf kalıyor.

 

 

23.Iron Man 3 (2013)

Bazı süper kahraman filmleri çok düşmana sahip olunca başarısız olabiliyor. IM3 birçok kahramanla gözlerimizi kamaştırmayı başardı. Tony Stark robotlarını kirli işlerini halletmesi için dışarı çıkardığında, kimse neden hayatını bir takım elbise içinde riske atıyor diye düşünmedi mi? Ve filmin sonunda Stark’ın emekliliği inanılmayacak kadar karaktersizdi.

 

 

24.The Amazing Spider Man 2 (2014)

Birçoğumuz Amazing Spider Man’de Peter Parker’a dil uzatanlara karşı durduk. Tombul ve aptal düşmanları Peter ve Gwen aşkını da fazlasıyla etkiliyor.

 

 

25.Thor: The Dark World (2013)

Tom Hiddleston’ın Loki’si devam eden seride, daha da ileri taşımasına yönelik üstünde baskı oluşuyor ama hala tadını çıkarmak için bir yer var. Geeklerin açısından bakıldığında, Dark World, The Nine Realms ve Infinity Stones kozmolojisine ve yükselmesine yardım ediyor, ama genel anlatım ve aksiyonun yerleştirilmesi tamamen tatmin etmesi için çok kalıplaştırılmış.

 

 

26.Spider Man 3 (2007)

Birçok kötünün filmde olması başarılı seriyi kötü etkiliyor. Spider Man önceden arkadaşı sonradan düşmanı olan Harry Osborne’la savaşı, mutant The Sandman ve sonradan The Venom’a dönüşen uzaydan gelen yaşam hücresi ile birlikte film az zekâda ve yüksek dozda aksiyon vaat ediyor. Kesinlikle başarılı olmamasına rağmen, Raimi’nin 3. filmi 890 dolar hasılatla Marvel’ın kasasında duruyor.

 

 

27.Blade (1998)

New Line, Blade’i 1998 yılında çıkardığında, Wesles Sniper’ın gündüz dolaşan doğaüstü yaratığı ve sinemanın Blade’in ailesiyle dolup taşmasına inanmak zor. Ama korku/aksiyon karışımı bu melez, tam iki devam filmi kazandı ve korkunç mutantlarla örümcek gençten önce rayından çıktı.

 

 

28.X Men Origins: Wolverine (2009)

Çok az kafa yorulan bu ilk Wolverine spin off’unda, Liev Schreiber’ın Sabretooth’u canlandırması şaşırtıcıydı. Bazı hayranlar kesinlikle Wolverine’in sahte pençelerini affetmeyecekler.

 

 

29.X Men: The Last Stand (2006)

“Serinin üçüncü filmleri iğrenç olur” trendi tüm Marvel filmlerinde etkili hale gelince, Fox bu masalsı hikâyeyi Hollywood’un para basan prodüktörü Brett Ratner’a götürüyor. Bir dahaki sefere seri geçmişe dönüp kendisini affettirmek zorunda kalıyor.

 

 

30.Blade: Trinity (2004)

Guillermo del Toro’nun ölülere hayat verdiği, ümit vermeyen seriyi hatırlıyor musunuz? David S. Goyer senarist koltuğundan ayrılıp yönetmen koltuğuna geçiyor ve bildiğiniz her şeye elveda deyin!

 

 

31.The Punisher (2004)

15 yaşındaki Dolp Lundgren hiç var olmamış gibi davranalım, zoraki kabul edilen oyuncular arasında Thomas Jane başrolde ve çetenin lideri John Travolta’ya meydan okuyor.

 

 

32.Punisher: War Zone (2008)

Büyük ihtimalle, prodüktörlerin yüzünü dağıttıkları bu karakterin üçüncü filmi hiç de etkili değil. Tek problem: Punisher adlı adamın suratına doğru gülmeyi engellemek oldukça zor. Marvel stüdyolarının mahvettiği ilk Marvel Knights üyelerinden, umarız ki son olur.

 

 

33.Daredevil (2003)

Bruce Wayne’den çok Matt Murdoch’a daha çok uyan Ben Affleck, Mark Steven Johnson’ın bu efsanenin üzerine inşa ettiği hikâyeyi kurtaramıyor. In Bruges’dan kendisini bulmadan önce Colin Farrell deriler içindeki Bullseye’i Schumacherian’a döndürmekle tehdit ediyor.

 

 

 

34.Ghost Rider (2007)

Vampire Kiss filmi modundaki Nicholas Cage filmde şeytan tarafından lanetlenmiş motor sürücüsü tarafından kovalanıyor. Tebrikler: Emin olun kendi hayal gücünüz filmden daha iyi bir Ghost Rider yaratır. Yönetmen Mark Steven Johnson, Marvel’in en kötü üç filmini yazmış ve ikisini yönetmiştir.

 

 

35.Fantastic Four: Rise of the Silver Surfer (2007)

Oscar heykelciğini andıran bir karizmaya sahip hangi CGI karakteri, bir süper kahraman filmini yükseltebilir? Kendi adını taşıyan bir çizgi roman serisi olmasına rağmen, film bu düşmanı göstermekte başarısız oluyor.

 

 

36.Ghost Rider: Sprit of Vengeance

Popüler olmayan bu hikâyeye geri döndüğümüzde, görülen kurukafa en azından bir saygıyı hak ediyor. Ciaran Hinds ve Idris Elba’nın çok iyi olabileceği oyunculukları, çamurlaşmış hikâyede harcanıyor.

 

 

37.Punisher (1989)

Çok kararsız kalınan bu süper kahraman filminde kuru kafalı tişörtü bile giydirilmedi, Marvel’in ilk uyarlaması olan Dirty Harry ve bir önceki He Man birleşip saçları boyanıp Dolph Lundgen ortaya çıkmış. Uluslararası başarısızlığından 1,5 yıl sonra, Amerika’da direkt olarak videoya gitti.

 

 

38.Fantastic Four (2005)

Acınacak derecedeki yapımcılar Silly Putty gibi vücudunu uzatabilen başarılı bir Mr. Fanstastic’i yapmak zorunda hissettiler. Wolverine’nın saçları gibi belki eksik bir şeyler kalmış olabilir. Belki de Hollywood denemeyi bırakmalı.

 

 

39.Fantastic Four (1994)

Eminiz, bu Roger Corman yapımı proje diğer yapılan Fantastic Four’ların en kötüsü. Ama bu komik daha önce yayınlanmayıp, Marvel’ın yasadışı olarak saklamaya çalıştığı bu heyecan verici film kaçak yolla çokça paylaşıldı. Heyecan verici olması Marvel filmlerinde çokça kullanılan bir terim değil.

 

 

40.Elektra (2005)

Jennifer Garner, Alias’da başarılı bir performans sergilemişti, ama Frank Miller’ın 1980’lerde Daredevil için yarattığı bu Yunan suikastçı ne yazık ki yanlış oyuncu seçiminin kurbanı oluyor. Ben Affleck’in Daredevil’ında yer alması, yapımcıları bir kez daha çöküşe sürükleyip en iyi unutulan spin off oluyor.

 

 

41.Fantastic Four (2015)

Yeni oyunculardan oluşan cast ve umut vadeden genç yönetmen, hayranlara lanetlenmiş bir seri sundu. Güvenimizi sarsan bu çizgi roman serisi gelecek projeler için çıtayı kaldırdı. Her yeniden yapım dikkat çeken bir nokta da hayal gücünün yoksunluğu gelecek filmler için bir kalkan oluşturuyor.

 

 

42.Howard the Duck (1986)

Bu ünlü, uzak galaksiden gelen ördekgagalı, George Lucas’ın bir sonraki projesi Jar Jar Binks için pahalı bir araştırma süreci niteliğinde. Şunu ekleyelim, bu ilk Marvel uyarlamasının iyi olduğu pek söylenmez.

 

 

43.Captain America (1990)

Menahem Golan tarafından Yugoslavya’da çekilen film, eğlence vaat ediyor, ama hakkında en ateşli tartışmalara sebep olacak nitelikte.

 

 

 

44.Man Thing (2005)

Marvel’ın lanetli döneminde yapılan filmin neredeyse Amerika’da vizyona girdiği bile unutuldu. Lawnmower Man’ın yönetmeni Brett Leonard’a verilen filmde, herhalde yapımcıların DC’nin Swamp Thing’indeki eksiklikleri göstermek istedi.

 

Kaynak: www.hollywoodreporter.com

Çeviri: İrem Naz Güvel

Ağustos 2010’da yayın hayatına başlayan aylık sinema dergisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir