FilmArası Dergisi

Dünyanın En Şirin Arkadaşı

Bir Marvel çizgi romanından uyarlanan Big Hero 6 adlı animasyon Oscar yarışında son beşe kalmasıyla üzerinde bir kat daha ilgi ve merak uyandıran bir yapım.

Don Hall ve Chris Williams ikilisinin yönettiği animasyon teknoloji dehası/mucidi Hiro’nun bir yangın kazasında ölen yine kendisi gibi bir mucit olan abisinin intikamını almaya çalışmasını anlatıyor. Film gerek karakterlerinin isimleri gerekse animasyon tarzı bakımından Japon-Amerikan sentezi bir yapı kuruyor. Yaşamı kutsayan ve naifliği hiç yanından ayırmamaya çalışan yanı Japon tarzını anımsatırken; süper kahramanın ele alınışı ve aksiyon yapısıyla Amerikan tarzının kodlarına uygun bir tablo ortaya çıkıyor. Özellikle abi Tadashi tarafından icat edilen Baymax adlı dünyalar tatlısı robotun her halükarda naifliği sahiplenen işlevsel donanımı hem filmi mesaj olarak hem de yarattığı karakterin özgünlüğü bakımından özel bir yere konumlandırıyor.

Filmin başında tasarladığı oldukça basit robotla robot dövüşlerine katılan asi ve heyecanlı Hiro yasadışı olan bu oyunun kahramanı olmak istemektedir. Robotuna yerleştirdiği duruma göre değişen gülen ve kızgın yüz simgesi bir bakıma Hiro’nun kendisini hayat içinde nerede konumlandıracağını bilemeyen, günlük tutkuların peşinde koşan ruh halinin de bir dışavurumudur. Abisinin tüm uyarılarına karşın delişmen tutkularının peşinden gitmeye kararlı Hiro’nun kararı abisinin gittiği üniversitede teknoloji dehalarının yer aldığı sınıfı ve oradaki çalışmaları gördüğünde değişir. Ve o sınıfa girmek için herkesin hayran kalacağı bir icat yapmaya çalışır. Abisinin çıkartılan komplo yangını sonucu hayatını kaybetmesiyle kendisine abisinden Baymax adlı ilkyardım için tasarlanan bir robot kalır. Baymax ve abisinin sınıf arkadaşlarının yardımıyla intikam almak için çıktığı yolda kendilerini dünyanın geleceğini kurtarmaya çalışacakları zorlu bir mücadelenin içinde bulurlar.BIG HERO 6

Öncelikle filmin seslendiği yaş grubuna baktığımızda, yetişkin seyirciden daha çok 18 yaş altı seyircinin ilgi alanına daha yakın olduğu söylenebilir. Filme hem aksiyon yapısı hem de hikâyesini yerleştirdiği felsefi düzlemin derinliği bağlamında bakıldığında bu sonuca ulaşmak mümkün. Özellikle Hiro öncülüğünde oluşturulan Big Hero ekibinin üyelerinin savaş donanımları ve karakter yapıları biraz üstünkörü bir şekilde ele alınıyor. Buna karşın her birinin kendine has özelliklerinin fantastik olduğu kadar basit ve işlevsel bir bütünlükle harmanlanması başarılı bir uygulama olarak öne çıkartılabilir. Karakterlerin komediye meyletmesi için çabalandığını görmemize karşın, bunun Hiro-Baymax iletişimi haricinde başarılamadığı rahatlıkla söylenebilir. Zaten Baymax özelinde ikilinin ilişkisine ayrı bir paragraf açmak gerekli.

Filmin Japonya sınırlarına en yaklaştığı yeri kesinlikle Baymax’ın hem çizgisel hem de içerik olarak yapılandırılma şekli denilebilir. Bir ilkyardım robotu olarak tasarlanan Baymax’ın en önemli özellikleri olarak şiddetten arındırılmış olması ve hangi ortam içinde olursa olsun işini yapma konusundaki kararlığı sayılabilir. Aynı şekilde Miyazaki evrenine ait bir karaktermişçesine olabildiğince sade tasarımı, kimi defoları (darbe aldığında sönmesi gibi) ve temas ağırlıklı (sarılma) yardım programı hasebiyle ortaya çok sevimli bir robotun çıktığı aşikâr. Baymax’ın aksiyonun tavan yaptığı sahnelerde o güvenliği elden bırakmayan, sonuna kadar ‘insani’ tavrıyla durumla tezat oluşturan uyarıları, tedavi önerileri hem Baymax’ın sevimlilik katsayısını arttırırken, çok doğal bir mizahı da ortaya çıkardığı görülebiliyor. Heyecanlı bir kovalamacanın en üst düzeyinde Baymax’ın perdeden yayılan atmosferden bağımsız önerileri/uyarıları zeki hatta sarkastik bir mizahın ortaya çıkmasına vesile oluyor. Baymax kesinlikle animasyon tarihine geçecek denli etkili ve özgün bir karakter olup şimdiden tarihteki ve seyircinin gönlündeki yerini aldı diyebiliriz.

İkilinin Hiro tarafına baktığımızda ise karakter dönüşümünün filmde önemli bir yer teşkil ettiğini görüyoruz. Filmin başındaki gözü kara, delişmen ve kazanma hırsıyla donanmış ‘çocuğu’, girdiği mücadeleci ve organizasyon yetkisine sahip olduğu süreç sonunda daha olgun bir seviyeye ulaşıyor. Özellikle intikamın dizginlenemez olduğu anda Baymax’ın yazılımına aykırı olan şiddet öğeleri yükleyen Hiro, mücadelesi sırasında şiddetin çözüm olmadığının ayırdına vararak değerli bir dönüşüm geçiriyor. Filmin başında yasadışının sınırlarını ihlal etmeyi göze alan Hiro, hikâyenin finalinde kamu düzenini bozan güçlere karşı yasanın koruyucusu oluyor bir bakıma. Tabi ki bu değişim de aslan payının Baymax’ta olduğunun altı çizilmeli.

Big Hero 6 Pixar’ın yaratıcı ve felsefi anlamda derinlikli animasyon dünyasının seviyesine ulaşamasa da, Disneyvari mesaj kaygılı ve katharsisle nihayete eren düzeyli ve gözü çok yükseklerde olmayan bir animasyon. Devam filmine açık kapı bırakan finali önümüzdeki yıllarda da sevimli Baymax’ı ve Hiro önderliğindeki ekibi seyredeceğimizi müjdeliyor.

Murat ATA

Sinema her şeyim. Hayallerim, bir şekilde hangi alanı olursa olsun temas halinde olmak istediğim, hayatımın vazgeçilmezi..

Woody Allen, Dardenne Kardeşler ve Reha Erdem'in sinema dünyalarından tarifsiz bir şekilde etkilenirken; sinema tarihinin en iyi filminin Yurttaş Kane olduğu üzerine düşüncem, seyrettiğim her filmle biraz daha pekişiyor.

Yorum Yap

Temmuz 2017