İstanbul Film Festivali: Elveda Leonora

Taviani Kardeşler’den büyük olanı, Vittorio, 2018’de 88 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Kariyeri boyunca birlikte film çektiği 2 yaş küçük kardeşi Paolo, abisine adadığı ve yasla ördüğü Elveda Leonora / Leonora Addio (2022) ile bu sene Berlin Film Festivali’nde FIPRESCI ödülü kazandı.

Üç gerçeküstü cenazeyi anlatan ve dokunaklı bir işçilikle kotarılan filmin başı sonu olan tek öyküsü, üçüncü cenazeyi anlatan ve yönetmenin muhtemelen bugünkü kafa karışıklığını anlatmak için renkli çektiği son kısımda. Genç bir Sicilyalı oğlanın Brooklyn Köprüsü manzarasında işlediği korkunç ve manasız cinayeti anlatan bu kısım, kaybolmuş bir ruhun duyduğunu sandığı seslerle, Paolo Taviani’nin 90. yaşını yasla sürdürdüğü günlerin bir tezahürü adeta. Ve öldürdüğü küçük kızın mezarının başında yaşlanan oğlan da abisinin mezarı başında ölümü bekleyen yönetmenin imajı gibi.

Görsel tasarımıyla en çok etkileyen bölüm, Nobel ödüllü bir yazarın ölümü anlatan. Hasta yatağından içinde bulunduğu odaya bakış attığı sahne unutulmaz bir his yaratıyor. Kapıdan giren üç çocuğunun gözleri önünde büyümesi ve yaşlanması, zihninden geçen sözlerle birleştiğinde kısa film olarak da ayakta kalıp alkışlanabilecek bir tek plana dönüşüyor. Ancak yaşayanın bilebileceği kadar etkileyici bir duygusal mesafeyle kotarılmış bu bölümde Paolo Taviani’nin zihninde geziyor gibiyiz. Sonrasında küllerle ne yapılacağına karar veremeyen yığınla insanın anlatılmasıysa takibi kolay bir sürükleyicilik içeriyor olsa bile o kadar da etkileyici değil.

Herkese uygun bir film gibi durmasa da eninde sonunda -şanslı olan- herkes yaşlanıp öleceği için aslında herkese hitap eden bir film olan Elveda Leonora / Leonora Addio (2022)’yı 41. İstanbul Film Festivali kapsamında izleyebilirsiniz.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.