Arada Kalanlar

İstanbul Film Festivali Haziran Çevrimiçi Gösterimleri kapsamında izleme şansı bulduğumuz Pilotun Karısı / Die Fraudes Piloten, Almanya’da yaşayan yabancı uyruklu ve taban tabana zıt iki insanın aşkı üzerinden bir dizi konuya değiniyor. Türkiye asıllı Aslı (Canan Kir), annesi ve kız kardeşiyle Almanya’da yaşayan başarılı bir öğrenci. Anatomi derslerindeki yeteneğine ve kanseri tedavi etme hayaline ortak olduğumuz genç kadın bir gün lunaparkta görüp etkilendiği Lübnan asıllı Saeed ile yakınlaşmaya başlıyor. Ailesinin zoruyla Almanya’ya gelip Diş Hekimliği okuyan Saeed ise pilot olmak isteyen ancak lunaparktaki oyuncaklardan bile korkan biri. İkili yakınlaşıyor ve kısa sürede evlenmeye karar veriyor ancak karşılarına engeller çıkıyor.

Genellikle “Almanya’da yaşayan Türk kızı” rollerinde oynayan Canan Kir’ın başarıyla canlandırdığı Aslı, kocasının yokluğunda iyice muhafazakarlaşan annesinin Arap düşmanlığı nedeniyle sevgilisini ailesiyle tanıştıramıyor. İki aile de Müslüman olmasına rağmen Aslı’nın annesi Lübnan’lı Saeed’i dinen kabullenmiyor. Bu ön yargıları aşamayacaklarına emin olan çiftse gizlice evlenip yaşamlarını sürdürme yolunu seçiyor.

Pilotun Karısı odağını bulamamış, uzun ve dağınık bir film. Birçok konuya değinmek istiyor ancak hiçbirinde derinleşemiyor. Diyalog yazımı da zayıf kalınca, akılda kalıcı sahneler yaratamıyor. Türk annenin Lübnanlı damat istememe sebebi açıklanmıyor mesela. Aslı ile Saeed’in aşkı, giriş bölümünde epey zaman harcandığı için inandırıcı olsa da konu sürekli değiştiği için ilerleyen dakikalarda değerini kaybediyor. Yıllara yayılan senaryo ikinci perdesini aniden radikalleşen Saeed’in ortadan kaybolmasına ayırıyor çünkü. Aslı’nın Lübnan’a gidip hali vakti yerinde aileyle geçirdiği zaman, Saeed’in eylemlerinin yetiştirilme tarzıyla alakası olmadığının altını çizmek için yazılmış olsa da kakofoniye dönüşen kalabalık sahneler sonucu zaman kaybına dönüşüyor.

İlk saatin sonunda “artık bitiyor herhalde” dedirten Pilotun Karısı bir viraj daha alıp bir saat daha uzayarak Saeed’in nedamet getirişini anlatmaya başlıyor. Sonunda hayalini gerçekleştirip pilot okuluna yazılan Saeed’in Amerika macerası da çalakalem anlatıldıktan sonra öğreniyoruz ki iki saattir izlediğimiz film bir 11 Eylül anlatısı. Pilot, United 93’ün pilotu ve Saeed aslında terör eylemi için pilot olmuş. Poff.

Yönetmen Anne Zohra Berrached’ın üçüncü filminde, ilk filmini çeken hevesli gençler gibi tüm tuşlara birden basmaya çalışması yorucu olsa da Pilotun Karısı en azından Türkiyeli izleyiciler için bir yere kadar ilgi çekici. Şans vermek isterseniz mâni olmayalım.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir