FilmArası Dergisi

‘Ustasız Usta; Lütfi Akad’ Sergisi Açıldı

İstanbul Modern, Türkiye sinemasının kurucu yönetmenlerine adadığı yeni bir sergi projesine imza attı. “Türkiye Sinemasında Ustalar” adlı proje 95 yıllık yaşamı ve filmografisiyle sinemamızın hikayesini yansı-tan Lütfi Akad ile başlıyor. Serginin yanı sıra usta yönetmenin filmle-rinden oluşan bir seçki de sinemaseverlerle buluşuyor

İstanbul Modern, Türkiye sinemasına odaklanarak arşiv özelliği taşıyan sergiler düzenlemeyi sürdürüyor. Sinemamızın 100. yılında gerçekleştirdiği “Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi” başlıklı araştırma sergisiyle bir ilke imza atan İstanbul Modern, şimdi de sinemamızın kurucu yönetmenlerine odaklandığı bir sergi sunuyor. “Türkiye Sinemasında Ustalar” projesinin ilk konuğu Lütfi Akad olacak.

Uzun yıllar tiyatronun etkisinde kalan sinemamıza farklı bir yön çizerek, “Sinemacılar Dönemi”ni başlatan Lütfi Akad’ın aynı zamanda 100’üncü doğum yılını anan proje kapsamında usta yönetmenin farklı dönemlerini yansıtan 10 film gösterimine de yer veriliyor.

lutfi_akad_dugun

Ustasız usta

Sergide, Türkiye sinema tarihine adını “ustasız usta” olarak yazdırarak kendisinden sonra gelen yönetmenlere de geliştirdiği sinema diliyle öncülük eden Lütfi Akad’ın sinemasına ışık tutuyor. Sergi, yönetmenin filmografisinden bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış set fotoğrafları, film kareleri, orijinal senaryolar ve afişler gibi 100 parçalık arşiv malzemesini bir araya getiriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleşen “Türkiye Sinemasında Ustalar: Lütfi Akad” sergisinin danışmanlığını Burçak Evren, küratörlüğünü ise İstanbul Modern Sinema Bölümü Yöneticisi Müge Turan üstlendi. Sergi için özel olarak hazırlanan katalog da Türkiye sinemasının bir dönemine ışık tutan arşiv özelliği taşıyor.

Sergi, 18 Mayıs-31 Aralık tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema fuayesinde gezilebilir.

Hülya Koçyiğit Lütfi Akad’ı anlatacak

Türkiye Sinemasında Ustalar: Lütfi Akad sergisine paralel bir söyleşi de düzenlenecek. Akad filmlerinin unutulmaz ismi Hülya Koçyiğit ve serginin danışmanı gazeteci-yazar Burçak Evren’in katılacağı söyleşide usta yönetmenin sineması üzerine konuşmalar yer alacak. Söyleşi 26 Mayıs saat 19.00’da İstanbul Modern’de gerçekleşecek.

Akad’ın sinemasından bir seçki İstanbul Modern Sinema’da

omerlutfiakad1

19 – 29 Mayıs 2016

İstanbul Modern Sinema, sinema sponsoru Türk Tuborg AŞ. ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle, “Türkiye Si-nemasında Ustalar: Lütfi Akad” sergisine paralel bir film programı sunuyor. Seçkide Akad’ın ilk filmi olan ve Türkiye sinema tarihinde bir dönüm noktası kabul edilen Vurun Kahpeye (1949) de dahil olmak üzere yakın zamanda restore edilmiş Hudutların Kanunu (1966), Vesikalı Yarim (1969), “Göç Üçlemesi” olarak anılan Gelin (1973), Düğün (1973), Diyet (1974) ve Akad’ın 1990 yılında son kez kamera arkasına geçtiği, İstanbul’u dört başlık altında farklı yanlarıyla ele alan ve uzun zamandır kayıp belgeseli Dört Mevsim İstanbul yer alıyor.

 

VURUN KAHPEYE, 1949

Türkiye | Bluray, Siyah-Beyaz, 112’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Sezer Sezin, Kemal Tanrıöver, Settar Körmükçü

Akad’ın, Halide Edip Adıvar’ın aynı adlı romanından sinemaya aktardığı bu film ilk yönetmenlik denemesidir. Bu film Türkiye sinemasına yalnızca bir yönetmen değil, aynı zamanda bir dönem de kazandırmış olur. Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da, Kuvayi Milliyeci öğretmen, Aliye’nin kasabalılarla yabancı askerler arasında kalması ve gerici unsurlarla çatışıp linç edilerek öldürülmesini konu alır. Vurun Kahpeye, İstanbul Taksim Sineması’nda beş hafta oynayarak dönemin en büyük hasılat rekorunu kırdı.

YALNIZLAR RIHTIMI,  1959

Türkiye | DVD, Siyah-Beyaz, 113’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Sadri Alışık, Çolpan İlhan, Turgut Özatay, Melahat İçli

Kaptan Rıdvan limanlarda huzur bulan yalnız bir adamken bar sahibi Ali’nin himayesinde yaşayan Kontes Güner ile tanışır. Umudunu kaybetmiş bir karakter olan Güner’in peşini ise Ali kolay kolay bırakmayacaktır. Karamsar bir dünyanın içine düşen karakterlerin yalnız ve hüzünlü halet-i ruhiyeleri, sisler içinde bir İstanbul’un köhne yerlerinde geçen mekân kurgusunda karşılık bulur. Atilla İlhan’ın senaryosunu yazdığı, akordeon ve tangonun eşlik ettiği filmde, Fransa’da ortaya çıkan şairane gerçeklik akımından esintiler görsek de asıl olarak nadir gördüğümüz bize ait bir kara film örneğidir.

YANGIN VAR,  1960

Türkiye | DVD, Siyah-Beyaz, 96’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Ayhan Işık, Leyla Sayar, Turgut Özakay, Efgan Efekan, Mela-hat İçli

Zamanında tulumbacılık kabadayılıkla eş tutulurmuş. Bu filmde de tulum-bacı Murat Reis ve Paşa Kızı Müjgan’ın aşkları, Murat Reis’in Müjgan’ın babasına verdiği söz sebebiyle çıkmaza girer. Film, aşkı ve şerefi arasında kalan bir adamın kavuşamama öyküsü olmakla beraber, Cumhuriyet ön-cesi İstanbulu ve o dönemin sosyal değerlerini de konu ediniyor. Akad usulü ölçülü bu dram, izleyiciyi eski İstanbul sokaklarında nostaljik bir fotoğraf gezintisine çıkarıyor.

HUDUTLARIN KANUNU, 1967

Türkiye | Digibetacam, Siyah-Beyaz, 118’ | Türkçe

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Yılmaz Güney, Pervin Par, Muharrem Gürses

Akad’ın memleket meseleleri üzerine film yapma aruzuyla yalın bir sinema anlatım yakalama arayışı bu filmde kesişir. Yılmaz Güney ile yollarının kesiştiği Hudutların Kanunu, sınır boylarında kaçakçılık yapan iki köylü üzerinden toprak ağaları ile sömürü, yozlaşma, yobazlık ve bozuk düzeni eleştiriyor. Zamanında üç kez sansür kurulu tarafından yasaklanan ve ulusal sinemanın ilk örneklerinden sayılan filmdeki kaçakçı Hıdır rolüyle Yılmaz Güney, 1967 Altın Portakal’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştı. Filmi, Lütfi Akad anısına 2011’de Cannes’da gösterilen restore edilmiş kopyasından izleyeceğiz.

KIZILIRMAK KARAKOYUN, 1967

Türkiye | Digibetacam, Siyah-Beyaz, 71’ | Türkçe

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Yılmaz Güney, Nilüfer Koçyiğit, Kadir Savun

Nâzım Hikmet’in iki halk türküsünü birleştirerek öyküleştirdiği bu Anadolu efsanesi, Akad’la Yılmaz Güney işbirliğinin en çarpıcı örneklerinden biridir ve Güney’in kendi çektiği filmleri de etkilemiştir. Çoban Ali Haydar, oba beyinin kızı Hatice’ye vurgundur. Bu durum törelere aykırı olduğu için köyün erenleri bir şart koşarlar: Üç gün tuz yedirilen koyunlar, su içmeden dereyi geçebilirlerse kızı vereceklerdir. Âşık çoban bunu başarır, ama oba beyi kızını başkasına verir. Bunun üzerine tüm oba halkı ayaklanır. Kızı-lırmak Karakoyun, sade ve öz anlatım diliyle, efsanelerdeki zamansızlığı işlemesiyle ve Pir Sultan Abdal’ın türküleriyle yönetmenin üslup bakımın-dan yeni bir evresini işaret eder.

GELİN, 1973

Türkiye | DCP, Renkli, 93’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Hülya Koçyiğit, Kerem Yılmazer, Kahraman Kıral

Akad, filmografisinin en önemli çalışmalarından birini 1973’te üçleme biçiminde art arda koyar. Bu ilk filmde, Yozgat’ın çarşı esnafından İstanbul’a göç eden dokuz kişilik bir ailenin büyük kentteki mücadelesini inceler. Çalışkanlıkları sayesinde Hacı İlyas ve ailesi kısa sürede işlerini büyüterek lüks bir semtte market açmak isterler. İş bulmak ümidinin yerine işlerini daha da büyütmek isteyen bir Anadolu ailesinin yükselişini, yükselirken de feodalite ve para hırsı uğruna insani değerlerini kurban verişlerini anlatır.

 

DÜĞÜN, 1973

Türkiye | DCP, Renkli, 84’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Hülya Koçyiğit, Kamran Usluer, Turgut Boralı

Bu kez Şanlıurfa’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin anlatıldığı filmde, göç ve başlık parası konuları işlenir. Ailenin erkekleri köyden getirdikleri gele-nekler gereği kızlarını büyük başlık paraları karşılığında ilk isteyene vere-rek ekonomik durumlarını biraz güçlendirirler. Fakat ailenin kızlarından Zeliha bu tutuma karşı çıkar, başlık parası karşılığı ile bir anlamda satılan kardeşlerini ailenin erkeklerini karşısına alma pahasına kurtarır.

DİYET, 1975

Türkiye | DCP, Renkli, 90’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Hülya Koçyiğit, Hakan Balamir, Erol Günaydın

Göç üçlemesinin bu son halkasında, şehirlileşme sürecinin başlangıcı olarak fabrika işçiliği odak noktasıdır. Aynı fabrikada çalışan Hacer ile Hasan evlenirler. Hacer, Hasan’ın çalıştığı makinenin ona zarar vereceğinden endişe eder. Çünkü Hasan’dan önce Mustafa, makine başında geçirdiği kazada kötürüm kalmıştır. Usulsüz çalıştırıldığı için de tazminat alamamıştır. Komşusu Mustafa’nın başına gelenleri yakından görmesi, Hacer’in fabrikadaki sendikaya yakınlaşmasına sebep olur. Bu yüzden patrona yakın duran Hasan ile Hacer karşı karşıya gelirler. Yarı feodal ilişkilerden kapitalizme geçişe, Türkiye’nin sosyo-ekonomik skalasına bakan filmin derdi bu iki insanın hayata tutunma çabaları ve hak arayışlarını ortaya koymaktır.

VESİKALI YARİM, 1968

Türkiye | DCP, Renkli, 88’ | Türkçe, İngilizce altyazılı

Yönetmen: Lütfi Akad

Oyuncular: Türkan Şoray, İzzet Günay, Ayfer Feray

Akad’ın bu kült filmi her ne kadar sıradan bir Yeşilçam melodramı gibi gö-zükse de, adı konulmayan, onu diğer örneklerinden ayıran bir şeyler var-dır. “— Evli miymiş sorsana! — Soramam… — Neden? — Ya evet derse?” Bu diyaloğa adeta direnen filmin hikayesi 1968 yılında İstanbul’da geçer. Sabiha bir sazda şarkı söylemektedir. Halil gözlerini ondan alamaz. Halil evli barklı, orta halli bir manavdır. Türkiye sinemasının bu kalbi kırık, hisli melodram klasiğini Sait Faik’in öyküsünden Safa Önal senaryolaştırmıştır. Romantizmi, nostaljisi, samimiyeti, hem estetik hem anlatısal incelikleriyle ve de imkânsız aşkın sahipleri Sabiha (Şoray) ve Halil (Günay) perfor-manslarındaki başarılarıyla unutulmaz bir başyapıt olarak kayıtlara geç-miştir.

DÖRT MEVSİM İSTANBUL (4 Bölüm), 1990

Türkiye | HDD, Renkli, 207’ | Türkçe

Yönetmen: Lütfi Akad

Akad’ın TRT için çektiği Doğuş, İstanbul Bir Şarkıdır, İstanbul Bir Özlemdir, İstanbul Bir Kavgadır başlıklı dört bölümlük belgeselde İstanbul dört mevsim üzerinden farklı yanlarıyla ele alınıyor. Dönemin yaşayan İstanbul’u, yer yer oyuncular kullanılarak ve dramatize edilerek anlatılıyor.

Bugünün pek çok ünlü oyuncusu, belgeselde 22 yıl önceki halleriyle kar-şımıza çıkıyor. Hemen hemen hiç dış ses kullanmadan, çoğu kez görüntü ve müziğin gücünden destek alarak bu büyük kentin insanları, onların yaşayış biçimleri, çalıştıkları, eğlendikleri, kavga ettikleri yerler görüntüleniyor. Dört Mevsim İstanbul, Akad’ın kamera arkasına geçtiği son çalışma oldu.

Film Arası Dergisi

Temmuz 2010’da yayın hayatına ‘merhaba’ diyen Film Arası Sinema Dergisi, beşinci yılına doğru, yoluna daha emin adımlarla devam ediyor. Kapak dosyaları ve röportajlarıyla her ay sinema gündemine damgasını vuran Film Arası, artan okuyucu kitlesi ile sinema heyecanının paylaşıldığı büyük bir aileye dönüştü.

Yorum Yap

Temmuz 2017