Unutmadan, Son Bir İş: Geçmişe Dönüş

Deneyimli aksiyon yönetmeni Martin Campbell’ın artık bir aksiyon yıldızı kabul edilen Liam Neeson’ı başrole yerleştirdiği son filmi Geçmişe Dönüş / Memory, Alzheimer’la boğuşan bir kiralık katilin emeklilikten önceki son işini konu ediyor. Çıkış noktası pek parlak değil ama film öyle mi? Bakalım.

En iyi James Bond filmlerinden Altın Göz / GoldenEye ve Casino Royale başta olmak üzere The Mask of Zorro, Dikey Limit / Vertical Limit ve İntikam Peşinde / The Edge of Darkness gibi kalburüstü yapımlarla tanınan Martin Campbell, bu kez 2003 tarihli Belçika filmi De Zaak Alzheimer’ın yeniden çevriminde yönetmen koltuğunda. Teksas ve Meksiko City arasına örülen hikâye, bir kiralık katil, bir kurban kız ve bir sürü FBI ajanı içeriyor.

Hafıza sorunları yaşamaya başlayan, ailesinde de Alzheimer öyküsü olan ve bu nedenle artık mesleği bırakmak isteyen Alex Lewis (Liam Neeson), emekli olmak istese de kolay kolay bırakılamayacak bir iş yapmaktadır: Para karşılığı insan öldürmek. 13 yaşındaki Beatriz ise babası aracılığıyla pedofil müşterilere bedenini sunan çaresiz bir kız çocuğudur. FBI baskınında operasyonun kilit ismi olarak aranan babası ölünce, Beatriz’in bildikleri de ondan aşağı kalmadığından, küçük kız tanık koruma programına alınır. Meksika’dan bu işleri yöneten çeteyse bilgilerin açığa çıkmaması için Beatriz’in peşine kiralık katil takar ve o da tabii ki Alex’tir. Öte yandan Alex’in çocuklara el kaldırmayacak kadar ahlakı kalmıştır ve Beatriz’i öldürmeyi reddeder.

Filmin ana kötüsü, Monica Bellucci’nin hayat verdiği Davana Sealman. Parasıyla her şeyi yapabileceğini düşünen bu kadın karakter üzerinden film, ABD’nin zenginlerine uyguladığı adaleti sorguluyor. Her ne kadar silik ve filmi taşıyacak kadar güçlü motivasyonlara sahip bir kötü olmasa da Davana karakteri üzerinden polislerin çaresiz kaldığı noktaların altının çizilmesi ve Meksika’ya atılan suçların ABD tarafında “beyaz” iş birlikleriyle sürdürülebildiğinin hatırlatılması epey kıymetli.

Ülkemizde 3 hafta vizyonda kalabilen filmi sadece 9966 biletli izleyici gördü ve dünya çapında da 12,6 milyon dolar gibi epey kötü diyebileceğimiz bir hasılat yaptı ama yine de aksiyon severlerin buldukları yerde şans verebilecekleri “fena olmayan” bir alternatif olduğunu söyleyebiliriz. Guy Pearce’in vücuduna unutmamak için notlar alan Liam Neeson’ın üzerine eğildiği sahnede çakan Akıl Defteri / Memento şimşeği için bile izlemeye değebilir.

PAYLAŞ

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.