FilmArası Dergisi

“Muna”nın Gözünden Gazze

Ailesini bombardımanda kaybeden Gazzeli küçük bir çocuğun hikayesine odaklanan “Muna” filminin yönetmeni Serdar Gözelekli, Gazze’deki gerçeklerin filmdekinden daha ağır olduğunu söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’inde Ulusal Yarışma filmleri seyirci ve jüri karşısına çıkmaya başladı. Altın Portakal için yarışan “Muna”nın ekibi de bugün gösterim sonrası AKM Perge Salonu’nda seyircilerin soruların cevapladı.

Sinema yazarı Olkan Özyurt’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye; filmin yönetmeni Serdar Gözelekli, yapımcıları Bekir Yusuf Açıksöz ve Önder Furkan Besli ile oyuncular Kaan Çakır, Suzan Genç, Leyla Göksun ve küçük oyuncu Pınar Balkış katıldı.

Bir bombardıman neticesiailesini kaybeden Gazzeli küçük Muna ile ertesi gün sokaklarda ailesini ararken tanıştığı doktor Ela’nın hikayesini anlatan film için yönetmen, “Seyredenler çok ağır bir insanlık durumunu anlattığımızı söylüyor. Doğru ama gerçek çok daha ağır. Bu hikayenin aslı, Gazze’de ailesini kaybeden üç kardeştir. Ama üç kardeşin ailesiz ve kimsesizliğini anlatmanın bize de seyirciye de çok ağır geleceğini düşünerek tek bir çocuk üzerinden verdik hikayeyi” diye konuştu.

Önceden niyetlenseler de çekim zamanında Gazze’ye gitmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Hacıhafızoğlu, Gazze çekimlerinin nasıl yapıldığını ise şöyle anlattı:

“Gazze’de dört kişilik bir kamera grubumuz vardı. Skype üzerinden nasıl görüntüler istediğimizi tarif ediyorduk, onlar da çekip bize yolluyordu”

Filmde Arap bir karakteri canlandıran Kaan Çakır, Arapça bilmediğini ve rolüne bir danışman eşliğinde hazırlandığını söyledi. “Bilmediğin bir dilde oynamak gerçekten zormuş. Yine de emin değilim; Arapça bilen biri izlese normalde benim Arapça bilmediğimi anlar. Ben daha çok duyguyu açığa çıkartabilmeye önem verdim. Yani belki Arapça konuşurken hata yapmış olabilirim ama duyguyu yansıtabildiysem ne mutlu”

Bu esnada söz alan bir seyirci ise Çakır’ın endişelerini giderdi: Filistin asıllı olduğunu ve bu yüzden filmden daha da çok etkilendiğini söyleyen seyircinin, “Türk olduğunuzu bilmesem sizi Arap sanırdım, mükemmeldiniz” sözlerine Çakır’ın “Arap sinemasından tekliflere açığım” cevabını vermesi, salondakilerden kahkahayla birlikte alkış aldı.

Avatar

Film Arası Dergisi

Temmuz 2010’da yayın hayatına ‘merhaba’ diyen Film Arası Sinema Dergisi, beşinci yılına doğru, yoluna daha emin adımlarla devam ediyor. Kapak dosyaları ve röportajlarıyla her ay sinema gündemine damgasını vuran Film Arası, artan okuyucu kitlesi ile sinema heyecanının paylaşıldığı büyük bir aileye dönüştü.

Yorum Yap

Temmuz 2017