FilmArası Dergisi

Film Arası Yazarlarından Oscar Tahminleri!

 

88. Oscar Ödül Töreni bu gece gerçekleşiyor. İşte Film Arası yazarlarından geceye dair tahminler…

 

SUAT KÖÇER

EN İYİ FİLM

Almasını İstediğim: Mad Max: Fury Road

Alacak Olan: The Revenant

EN İYİ YÖNETMEN

Almasını İstediğim: George Miller

Alacak Olan: Alejandro G Inarritu

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

Almasını İstediğim: Room

Alacak Olan: Room

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

Almasını İstediğim: Spotlight

Alacak Olan: Spotlight

EN İYİ KADIN OYUNCU

Almasını İstediğim: Cate Blanchett

Alacak Olan: Brie Larson

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Almasını İstediğim: Leonardo DiCaprio

Alacak Olan: Leonardo DiCaprio

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Almasını İstediğim: Mark Rylance

Alacak Olan: Sylvester Stallone

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Almasını İstediğim: Jennifer Jason Leigh

Alacak Olan: Jennifer Jason Leigh

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM

Almasını İstediğim: Son of Saul (Macaristan)

Alacak Olan: Son of Saul (Macaristan)

EN İYİ ANİMASYON

Almasını İstediğim: Kuzular Firarda

Alacak Olan: Kuzular Firarda

 

 

 

BAŞAK BIÇAK

EN İYİ FİLM

Alacak Olan: Spotlight

Alması Gereken: Mad Max: Fury Road

Sinemaseverlerin merakla beklediği an geldi çattı! 88. Oscar Ödül Töreni, Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece gerçekleşiyor. Yıl boyunca hangi filmin aday olacağı, hangilerinin Akademi’nin süzgecine takılacağı tartışmaları yapılırken nihayet vakit geldi ve The Revenant 12 dalda adaylığıyla gecenin favorisi oldu. Fakat adaylık sayısının gecenin galibi olma garantisi vermediği ve The Revenant’ın, PGA (Amerikan Meslekler Birliği) ödülünü The Big Short’a (Büyük Açık) kaptırdığı göz önünde bulundurulduğunda, bu kategoride şansının azaldığını düşünebiliriz. Zira PGA’yı kazanan filme son yıllarda gecenin “En İyi Filmi” gözüyle bakılıyor. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl, Alejandro G. Iñárritu’nun Birdman ile önemli dallarda ödülleri toplaması, yeniden En İyi Film dalında Oscar’a uzanmasını zorlaştırıyor. Peki, kim mi alacak? The Big Short gibi muhalif bir çizgide bulunmayan ve Akademi’nin sevdiği bir stille ve müthiş toplu oyuncu performansıyla karşımıza çıkan Spotlight… “Tüm Zamanların En İyi Aksiyonu” olabilecek kadar muazzam bir iş çıkaran Mad Max’in hakkı yenecek mi? Büyük ihtimalle… Dilerim, aksi olur ama bu dalın sahibi Spotlight gibi görünüyor…

EN İYİ YÖNETMEN

Alacak Olan: Tom McCarthy

Alması Gereken: George Miller

Altın Küre’de büyük başarı elde eden Alejandro G. Iñárritu, bu dalın öne çıkan isimlerinden olsa da, Akademi’nin Meksikalı yönetmene iki yıl üst üste Oscar vermeyeceğini öngörmek zor değil. Böylelikle geriye, Spotlight’ın direktörü Tom McCarthy ve Mad Max ile ödüllendirilme ihtimali bulunan George Miller kalıyor. Ridley Scott (The Martian) gibi bir ismi aday dahi yapmayan Akademi, pek yakın durmadığı Mad Max’e rağmen George Miller’ın yıllar sonra gelen muhteşem dönüşünü göz ardı etmeyebilir. Fakat yine de Tom McCarthy, geceden ödülle ayrılan isim olacak gibi…

EN İYİ KADIN OYUNCU

Alacak Olan: Brie Larson

Alması Gereken: Charlotte Rampling

Akademi’nin bu yılki gözdesi, Room (Gizli Dünya) filmindeki performansıyla beğeni toplayan Brie Larson… Jennifer Lawrence, Cate Blanchett ve Saoirse Ronan gibi isimlerin kazanma ihtimalinin zayıflığı genç yıldızı öne çıkarsa da, bu ödülü hak edenin Charlotte Rampling olduğuna inanıyorum. 45 Years (45 Yıl) filmindeki olağanüstü performansıyla büyüleyen, final sekansında ödülü sonuna kadar hak ettiği kanıtlayan Rampling’in kazanacağını düşünmek sanıyorum güzel bir hayalden ibaret olacak…

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Alacak Olan: Leonardo DiCaprio

Alması Gereken: Leonardo DiCaprio

2016 Oscar töreninin en belirgin ve banko ödülü Leonardo DiCaprio’nun olacak sanırım. Senelerdir bir türlü makûs talihini yenemeyen, muazzam performanslarla heykelciği ucu ucuna kaçıran DiCaprio’nun bu yıl ödülü almasına kesin gözüyle bakılıyor. Danish Girl (Hollandalı Kız) filmindeki performansıyla aslında Leonardo DiCaprio’yla yarışacak düzeyde, belki daha bile iyi bir performans çıkaran Eddie Redmayne, iki yıl önce Oscar aldığı için bu sene yalnızca adaylıkla yetinecek gibi görünüyor…

YARDIMCI KADIN OYUNCU

Alacak Olan: Kate Winslet

Alması Gereken: Kate Winslet

Steve Jobs filmindeki performansıyla aday olan Kate Winslet, bu dalda ödülün sahibi olabilir. Her ne kadar Carol filminden Rooney Mara’nın adı kulislerle geçse de, gönlümüz Kate Winslet’tan yana… Leo ve Kate ikilisi, bu yıl birlikte kazansa sizce de güzel olmaz mı?

YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Alacak Olan: Sylvester Stallone

Alması Gereken: Sylvester Stallone

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Dalı, bu yılın en hak eden isimlerinin bir arada getirildiği sene oldu. (Concussion filmindeki başarısıyla Will Smith dâhil olamasa da) Tom Hardy’den, Mark Ruffalo’ya, Mark Rylance’a hatta Christian Bale’e kadar tüm adaylar olağanüstü işler çıkardılar. Fakat Akademi “Rocky”nin hatırına, Creed ile en iyi performanslarından birini çıkaran Sylvester Stallone’yi ödüllendirmek isteyebilir. Stallone’nin Altın Küre’de de ödüle ulaşması bunun kanıtı gibi…

EN İYİ ANİMASYON

Alacak Olan: Inside Out (Ters Yüz)

Alması Gereken: Inside Out

Bu yılın animasyon dalında tartışmasız filmi, Inside Out! Zekâ pırıltılarıyla dolu, çoktandır yılın en iyisi olarak kabul gören filmin Oscar’ı kazanmaması, yalnızca sürpriz olur.

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM

Alacak Olan: Son of Saul (Saul’un Oğlu)

Alması Gereken: Son of Saul

İlk kez bir Türk yönetmenin aday olduğu bu kategori, hepimizi heyecanlandırdı. Fransa’nın adayı olarak katılan Deniz Gamze Ergüven’in filmini pek çok açıdan sıkıntılı ve samimiyetsiz bulsam da, elbette kazanmasına karşı değilim. Ancak bu dalın hak eden ismi, Macar yapımı Son of Saul… Son of Saul gibi bir başyapıt dururken, ödülü Mustang’in alması açıkçası büyük talihsizlik olur. Akademi, dilerim bu hataya düşmez…

Teknik Ödüller

Gelelim diğer ödüllere… 7 dalda Oscar adayı The Martian’ın (Marslı) geceden elinin boş dönmesi üzücü olacaktır fakat tek şansının bulunduğu Uyarlama Senaryo dalında da ödül Room’a gidebilir. Orijinal Senaryo’da ise, muhtemelen kazanan Spotlight olur. Belgesel dalında Amy favoriler arasında gösterilirken, Görüntü Yönetimi’nde The Revenant’a kesin gözüyle bakılıyor. Diğer alanlarda ise teknik ödüllerle sus payı verilecek Mad Max’in ve Star Wars’un, ödülleri aralarında paylaşacaklarını tahmin ediyorum.

 

 

AHMET DEYDİN

EN İYİ FİLM

Büyük Açık (The Big Short)

EN İYİ YÖNETMEN

Diriliş (Alejandro Innarritu)

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

Büyük Açık (The Big Short)

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

Spotlight

EN İYİ KADIN OYUNCU

Charlotte Rampling, 45 Yıl

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Diriliş, Leonardo DiCaprio

YABANCI DİLDEKİ EN İYİ FİLM

Son of Saul, Laszlo Nemes

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Christian Bale, The Big Short

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

The Hateful Eight, Jennifer Jason Leigh

EN İYİ ANİMASYON

Marnie Oradayken

 

 

NEBİ SALİH KÜÇÜK

Sinema sezonunda vize döneminin ardından final haftasına girmiş bulunmaktayız. Geride bıraktığımız sezon için aday filmler listesini incelediğimiz zaman çok önemli bir detay direkt olarak göze çarpıyor diyebiliriz. Bu sene Oscar adaylarının gişede göstermiş olduğu başarı Akademi ortalamasının oldukça üzerinde. En iyi film kategorisindeki sekiz filmin hâsılatı şu an 2 milyar barajına dayanmış durumda. Bu rakama teknik dallarda birçok adaylığı bulunan Star Wars’u eklediğimizde bu rakam 4 milyar bandına geliyor ki bu Akademi için pek alışılmış bir şey değil. Bu filmlerin hâsılatına birde alacakları ödülden sonra sinema salonlarını dolduracak yeni kesimin ilgisinin ekleneceğini düşünürsek bu rakamın biraz daha artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki, bu ne anlama geliyor? Bu, ‘’Akademi gişe filmlerine karşı’’ tezinin (en azından bu senelik) çürütüldüğü anlamına geliyor. Geçmişte aday filmleri incelediğimizde çoğu filmin (ödül alanlar da dâhil) gişesinin oldukça düşük olduğunu hatta çoğu filmin zarar ettiğini bile hatırlayacaksınız.

Bu seneyi diğer senelerden ayıran diğer faktör ise kuşkusuz Leonardo DiCaprio. Uzun süredir ilk kez bir birey (Joker rolü ile aramızdan ayrılan Heath Ledger hariç)törenden daha çok konuşulma pozisyonuna gelmiş durumda görünüyor.  Hatta Akademi’nin sırf reyting uğruna Leo’yu eli boş gönderdiğini ve bu muhabbetin Oscar’a ilgi kazandırdığını savunanlar bile mevcut.

Yukarıda saydığımız iki etmen dışında bu sene çok radikal bir durum görünmüyor. Aday filmler arasında ‘’başyapıt’’ mührü vurabileceğimiz film sayısı olduğunu söylemek epey güç fakat yapımların kalitesinin birbirine çok yakın olması ve ‘’bunun, bunlar arasında ne işi var’’ etiketi taşıyan film olmaması işin sevindirici tarafı. Şimdi kısa bir tahmin oyununa başlayıp, yaşlı jüri üyelerimizin zihnini okumaya çalışalım.

EN İYİ FİLM

Kazanması Beklenen: Spotlight

Kazanması Gereken: The Big Short

Akademi, son yıllardaki geleneğini bozmayarak bu sene de kategoriyi on film ile doldurmama yoluna girdi.  Sekiz filmin aday gösterildiği kategoride sekiz filmin de kalitesinin birbirine oldukça yakın olması ilk dikkat çeken unsurlardan. Şu ana kadar yapılan ödül törenlerinde de en iyi film kategorisinde bir filmin öne çıkmayıp ödüllerin ayrı filmlere dağıtılması bunun bir kanıtı sayılabilir.

The Revenant, her ne kadar 12 dalda ödüle aday olsa da ben bunların çoğundan eli boş ayrılacağını düşünüyorum. Bunun en önemli sebebi ise geçen sezon Inarritu’nun her şeyi silip süpürmesi. Akademi her zaman ödül dağıtırken sayısal verilere oldukça önem vermiştir. Özellikle yakın tarih içerisinde ödül almış birine bir daha ödül vermek pek yanaşacağı bir liman değildir( Day Lewis amca hariç). Bütün bu etkenleri harmanlayıp bir formül çıkardığımızda elimizde şu veriler kalıyor; en iyi filme en yakın eser ‘’Spotlight’’.

Spotlight’ın en büyük avantajı oldukça hassas bir konuya parmak basması ve bunu yaparken senaryosunu çift dikiş işlemesinden ileri geliyor. Film, size ilk olarak olayı anlatıyor daha sonra bunun işlenişini hem sizin hem de kahramanlarımızın gözünden empati yaptırıyor. Dava ilerlerken siz de artık ‘’bu işin içindeyim’’ psikolojisine giriyorsunuz.

The Big Short ise benim bu sene izlediğim açık ara en iyi film. Ekonomi her zaman çoğu insanın kısıtlı bir bilgiye sahip olduğu bir alan olmuştur. İçerisinde barındırmış olduğu nice terimle çoğu kişiye oldukça karışık ve anlaşılmaz gelir. The Big Short, filmin sıfır noktasını tamamen buraya kuruyor ve temeli atarken size her şeyi tek tek açıklayarak veriyor. 2008 yılında ABD’de patlak veren Mortgage krizi gibi özel ve zor bir konuyu gayet sert ve muhalif bir dille anlatan The Big Short size bir saniye bile nefes alma şansı tanımıyor. Karakterler arasında kurulan enerji, kriz anlatılırken kullanılan kurgu, olayın bizimle olan ilişki derecesi The Big Short’da gayet ustaca bir şekilde kurulmuş. Bunun dışında Christian Bale ve Steve Carell’in limit üstü oyunculuklarına da değinmek lazım. Matematiksel düşünmekten hafif sıyırmış bir karakteri gerçeğinden bile daha iyi yansıtan Bale ile aksi, huysuz ve her an intihar edecek gibi ortalıkta dolaşan bir ekonomisti canlandıran Carell gerçekten ayakta alkışlanacak performans sergilemişler.

EN İYİ YÖNETMEN     

Kazanması Beklenen: Tom McCarthy (Spotlight)

Kazanması Gereken: Adam Mckay (The Big Short)

Geçen sene bu ödülü Inarritu değil de başka bir yönetmen almış olsaydı bu sene kesinlikle Inarritu’nun zafere ulaşabileceğini söyleyebilirdik ama şimdi işler biraz değişti. Tom McCarthy bu dalda diğer bütün yönetmenlerin bir adım önünde görünüyor. George Miller pusuda bekliyormuş gibi görünse de en iyi film-en iyi yönetmen ikilisini olabildiğince kırmamaya çalışan Akademi’nin bu sene de bu çizgide gideceğini düşünenlerdenim. Benim favorim ise yukarıda yazdığım nedenlerden dolayı Adam McKay. Ekonomik kriz gibi çetrefilli bir konuyu mükemmel bir tempoda ve bu tempo içerisinde de harika bir şekilde sindirerek anlatan McKay’in şansı filmin çok fazla muhalif olmasından dolayı oldukça düşük.

EN İYİ KADIN OYUNCU

Kazanması Beklenen: Brie Larson

Kazanması Gereken: Charlotte Rampling

Room filmindeki kompozisyonuyla öne çıkan Larson şu an rakiplerinin bir adım önünde görünüyor. Bu avantajı elde etmesindeki en büyük etmen de oynadığı senaryonun seyirciye çok hızlı seyran etmesi. Larson’un Room filmindeki karakteri,  filmi izleyen herkese anında empati yaptırabilecek bir güce sahip. Akademinin de bu tarz rollerle arasının iyi olduğunu düşünürsek ödül Brie Larson’a gidecek gibi görünüyor.

Charlotte Rampling ise 45 Years’da başka bir şeye imza atıyor. Filmi kendi oyunculuk gücü ile kurup, mayasını tek başına hazırlıyor.  Sonunda ise tüm örgüyü işledikten sonra sizi yerden yere çarpıyor. Room filmindeki gibi arkasına hikâyeyi almıyor, hikâye de benim olay da benim diyor.

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Kazanması Beklenen: Leonardo DiCaprio

Kazanması Gereken: Leonardo DiCaprio

Baştan söyleyeyim ağır bir Leonardo hayranıyım. DiCaprio’nun oyunculuk yeteneği dışında film seçimlerine, çevreci duruşuna ve iş disiplinine her zaman büyük saygı duymuşumdur. Girişte belirttiğimiz gibi bu senenin en önemli ve en popüler kategorisi ‘’en iyi erkek oyuncu’’ dalı oldu. Yıllardır aday gösterilip bir türlü heykele ulaşamayan hatta bununla ilgili hakkında birçok espri üretilen Leo artık bu sene hasrete son verecek gibi görünüyor fakat ben Leo için ‘’doğru kişi yanlış zamanlama’’ olduğunu düşünüyorum. Leo’nun The Revenant filminde göstermiş olduğu performans kariyerinin zirvesi değil sadece fiziksel olarak kendini zorlayan bir rol. Örneğin, The Aviator’de bizlere sunduğu performans bu filmin çok çok üzerinde. Burada söylediklerimden yola çıkarak  DiCaprio’nun The Revenant filminde yetersiz olduğu anlaşılmasın (Allah taş yapar) . Benim söylemeye çalıştığım şey Akademi’nin her zaman fiziksel değişimler içeren karakter performanslarına daha çabuk ve kolay ödül vermesi.

Burada artık bir birikmişlik ve sabırsızlık durumu hâkim. DiCaprio’nun her filminde kusursuza yakın bir performans sergilemesine rağmen hala Oscar’sız olması neredeyse herkesi çıldırtmış durumda.  Leonardo o gece ödül alamazsa o salonu basma durumuna gelen insanlar var artık aramızda!

Zamanında Taxi Driver ve Raging Bull filmlerini görmezden gelip, büyük usta Martin Scorsese’yi The Departed ile ödüllendiren (bir nevi özür dileyen) Akademi, aynı taktiği de bu sene Leo abimize uygulayacak gibi görünüyor. Ne yapalım yaşlı başlı insanlar alttan almak lazım sonuçta.

YARDIMCI KADIN OYUNCU

Kazanması Beklenen: Kate Winslet

Kazanması Gereken: Kate Winslet

Rooney Mara bu dalda Kate Winslet’ın tek rakibi olarak göze çarpıyor ama Kate Winslet, Steve Jobs filminde güzel olan tek şey. Filmin başından sonuna kadar karakterini ilmek ilmek dokuyan Winslet, bu sene Leo ile birlikte kürsüye çıkıp bize bir nostalji yaşatabilir. Ben yine de Rooney Mara’dan burada bir sürpriz gelirse çok şaşırmayalım notunu buraya eklemek isterim.

YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Kazanması Beklenen: Sylvester Stallone

Kazanması Gereken: Sylvester Stallone

Aslında bu dalda beynim Christian Bale dememi söylese de kalbim çocukluk günlerimi aklıma bir slayt gösterisi gibi sunuyor ve o zaman geriye yapılacak fazla bir şey kalmıyor. Creed filmi ile son derece duru ve doğal oyunculuk gösteren Stallone, bu sene Akademi tarafından onurlandırılacak gibi görünüyor. ‘’Eski ve yalnız şampiyon’’ sıfatını harika bir şekilde bizlere yansıtan Stallone kuşkusuz bu senenin kazananlarından dolu. Bu kategoride ödül kırmızı köşedeki İtalyan aygırına gidecek gibi görünüyor.

EN İYİ ANİMASYON

Kazanması Beklenen: Inside Out

Kazanması Gereken: Inside Out

Bu Pixar kusursuzluğunun  “En İyi Film” kategorisinde aday olamaması skandal.

 

 

ZEHRA AYÇİÇEK

EN İYİ FİLM       

Alacak: The Revenant

Almalı: The Revenant

EN İYİ YÖNETMEN

Almalı: Alejandro G Inarritu – The Revenant

Alacak: Alejandro G Inarritu – The Revenant

EN İYİ KADIN OYUNCU

Almalı:Brie Larson – Room

Alacak: Charlotte Rampling – 45 Years

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Almalı:Leonardo DiCaprio – The Revenant

Alacak:Eddie Redmayne – The Danish Girl

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Almalı:Rooney Mara – Carol

Alacak: Alicia Vikander – The Danish Girl

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Almalı: Tom Hardy – The Revenant

Alacak: Tom Hardy – The Revenant

 

EN İYİ YABANCI DİLDE FİLM

Alacak: Son of Saul

Almalı: Son of Saul

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

Alacak:The Martian

Almalı: Room

EN İYİ ORİJİNAL SENARYO

Alacak: Inside Out

Almalı: Inside Out

 

 

 

AHMET TOĞAÇ

EN İYİ FİLM

The Revenant (Tahminin ve favorim)

Tamamı, doğal ışıklar altında çekilen film Oscar için nitelikli bir şova dönüşüyor. Yanlış anlaşılmasın bu şov, salt kibir gösterisi değildir. Yönetmenin ve özellikle görüntü yönetmeninin maharetlerini sinema sanatı bağlamında gösterdikleri bir şovdur. Bu sebeple filmin Oscar alacağından kuşku duymuyorum.

EN İYİ YÖNETMEN

Alejandro G Inarritu – The Revenant (Tahminin ve favorim)

Yukarıda, Revenant’ta bahsettiğim şeyler “En İyi Yönetmen” kategorisi için de geçerli. Çünkü Innaritu gibi bir yönetmenin filmi ödül alıyorsa bu onun yönetmenlik başarısından kaynaklanıyordur. Bu sebeple The Revenant’ın ödül alma ihtimali ile Innaritu’nun ödül alma ihtimalini eşit görünüyor.

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Leonardo DiCaprio – The Revenant (Tahminim)

Bryan Cranston – Trumbo (Favorim)

The Revenant’ın ihtişamımdan ötürü bu ödülün DiCaprio’ya gitmesi muhtemel görünüyor. Fakat jüri, filmden bağımsız bir karar verirse Bryan Cranston DiCaprio’nun Oscar lanetini devam ettirebilir.

EN İYİ KADIN OYUNCU

Cate Blanchett – Carol (Tahminin ve favorim)

Filmin ana odağını oluşturan Blanchett hem kadrajı hem de oyunculuğun göz bebeğini oluştuyor. Bu sebeple tecrübeli oyuncunun bu ödülü tekrardan kazanması kuvvetle muhtemel.

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Mark Ruffalo – Spotlight (Tahminim)

Mark Rylance – Bridge of Spies (Favorim)

Mark Ruffalo, Spotlight’taki performansı ile her ne kadar birçok seyircinin gönlünü fethetse de Mark Rylance, Rudolf Abel karakteriyle bir süpriz yaratabilir.

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Rooney Mara – Carol (Tahminim)

Jennifer Jason Leigh – The Hateful Eight (Favorim)

En iyi erkek kategorisinde bahsi geçtiği gibi jüri, Carol’un gösterişine kapılmazsa, sinemanın son dönemlerinde yaratılan en psikopat kadınlarından birini canlandıran Jennifer Jason Leigh’in bu ödülü kapması işten bile olmaz.

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

Room (Tahminim ve favorim)

Kitap uyarlamalarındaki “bire bir çevirim” zaafına düşmeyen Room, en büyük rakibi olan Carol’a ödülü kaptırmayacak kadar başarılı oluyor.

EN İYİ ORİJİNAL SENARYO

Inside Out (Tahminin ve favorim)

Bir orjinal senaryo kategorisindeki film, ancak bu kadar orjinal olabilirdi. Animasyonlar kategorisinin de en büyük favorisi olan filmin, kazananlar listesine gireceğe benziyor.

EN İYİ ANİMASYON FİLMİ

Inside Out (Tahminin ve favorim)

EN İYİ YABANCI DİLDE FİLM

Son of Saul (Tahminim)

Theeb (Favorim)

Yılın en çok ses getiren filmlerinden biri olan, Son of Saul, Holocaust filmlerinin klişelerine bulaşmadan farklı bir sinema deneyimini seyirciye sunuyor. Oluşturduğu kadrajlar her ne kadar film uzamı içinde belli bir biçime hizmet etse de filmi sırf bu olgu üzerine kurması bir kusur sayılabilecek cinsten. Bu yüzden bir “Arap Western”i olan Theeb, ödül için daha makul bir aday profili çiziyor.

 

 

ABDURRAHMAN OĞUZ

EN İYİ FİLM                      

Almalı: MAD MAX: FURY ROAD

Alacak Olan: THE REVENANT

EN İYİ YÖNETMEN                    

Almalı:ALEJANDRO G INARRİTU – THE REVENANT

Alacak Olan: ALEJANDRO G INARRİTU – THE REVENANT

EN İYİ KADIN OYUNCU               

Almalı: Brie Larson-Room

Alacak Olan: Cate Blanchett-Carol

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Almalı: Bryan Cranston-Trumbo

Alacak Olan: Leonardo Dicaprio-The Revenant

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Almalı: Rachel Mcadams-Spotlight

Alacak Olan: Rooney Mara – Carol

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU                

Almalı: Tom Hardy – The Revenant

Alacak Olan: Tom Hardy – The Revenant

EN İYİ UYARLAMA SENARYO 

Almalı: The Big Short/ Büyük Açık

Alacak Olan: The Martian/ Marslı

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO                                          

Almalı: Spotlight

Alacak Olan: Spotlight

EN İYİ ANİMASYON FİLM                                         

Almalı: Inside Out

Alacak Olan: Inside Out

EN İYİ YABANCI DİLDE FİLM                       

Almalı: Son Of Saul/ Saul’un Oğlu

Alacak Olan: Son Of Saul/ Saul’un Oğlu

 

 

 POLAT ÖZİŞ                                  

EN İYİ FİLM

Kim  Alır: Mad Max :Fury Road

Mad Max: Fury Road herkesin üzerinde mutabık olduğu şekilde son yılların en iyi aksiyon filmlerinden. Özellikle Amerika üzerinde yapılan; “Yılın En İyi Filmi” anketlerinde zirveyi kimseye kaptırmayan film tüm yıl boyunca Akademi’ye göz kırpmıştı. Hiç düşmeyen temposu ile zaman algısını yok etmesi onu bu yıl bu kategoride ödülü alması muhtemel film olarak öne çıkarıyor.

Kim Almalı: The Revenant

Özellikle Leonardo DiCaprio’nun performansıyla çok konuşulan The Revenant, bu sene diğer yıllara oranla nispeten daha zayıf olan “En İyi Film” kategorisinin açık ara en iyi yapımı. Ancak gerek Inarritu’nun geçtiğimiz yıl Oscar’a damga vurmuş olması, gerek Mad Max: Fury Road’ın akıcılığı ile Oscar jürisinin gönlünü fethedeceğini düşünürsek, The Revenant’ın işi bu kategoride oldukça zor. Ancak hikâyenin anlatılış tarzı; duruluğu ve birden fazla duyguyu yaşatması ile ödülü alması gereken filmin The Revenant olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

EN İYİ YÖNETMEN

Kim Alır: George Miller

Oscar tarihine baktığımızda En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri arasında hep bir bağlantı olduğunu görmüşüzdür. Keza iyi bir film de iyi bir yönetimin ürünüdür. Bu iki çıkarımı birleştirdikten sonra; En İyi Film dalında Mad Max: Fury Road’un ödülü kucaklayacağını öngörürsek, yönetmeni George Miller’ın da En İyi Yönetmen dalında ön planda olduğunu dile getirebiliriz. Nitekim Mad Max: Fury Road’un en büyük artısının George Miller olduğunu düşünürsek bu hiç de sürpriz olmayan bir durum olarak öne çıkıyor.

Kim Almalı? : Alejandro González Iñárritu

Belki de İnarritu’nun tüm filmografisine baktığımız zaman yönetmenlik çıtasını en yükseğe çıkardığı film olarak The Revenant’ı gösterebiliriz. Onun bu denli başarılı olması başta Leonarda DiCaprio olmak üzere tüm oyuncuların performansına yansımış durumda. Eğer bugün Leonarda DiCaprio’yu Oscar’ın en büyük adayı olarak görüyorsak bu şüphesiz İnarritu’nun, filmde kullandığı teknikten ötürüdür. İnarritu kullandığı teknikle oyuncularına özgürlük veren, yeteneklerini daha kolay ortaya koymalarını sağlayan bir yönetmen. Bu da Tarkovski vari hikâye anlatış biçiminin yanında onun ödülü hak ettiği konusundaki en büyük artısı.

 

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Kim Alır: Leonardo DiCaprio

Yıllardır bir efsane şeklinde dilden dile dolaşan Leonardo DiCaprio’nun Oscar serüveni; nihayet mutlu sona ulaşmak üzere. Eddie Redmayne’nin Danish Girl filmindeki devasa oyunculuğunu saymazsak bu yıl nispeten daha zayıf rakiplerle yarışacak olan DiCaprio; Oscar jürisinin daha fazla töhmet altında kalmamak için üzerine titreneceği yegâne isim olarak ön plana çıkıyor. Yıllardır süregelen şansızlığını kırmaya bu yıl oldukça yaklaşan DiCaprio; filmdeki rolüne benzer bir dirilişi göstermeye çok yakın.

Kim Almalı: Eddie Redmayne

Belki de bu yılın en çok merak edilen sonucu bu kategoride bekleniyor. Evet, Leonardo bu ödülü alabilmek için Inarritu ile birlikte üst düzey bir çalışmanın içine girmiş olsa da Eddie Redmayne’nin Danish Girl’de ki oyunculuğu görmezden gelinebilecek düzeyde değil. Eddie Redmayne’nin en büyük handikabı ise bu ödülü geçtiğimiz yılda almış olması. Tarihe baktığımız zaman bu ödülü iki kez üst üste kazanan yalnızca Spencer Tracy ve Tom Hanks olduğunu düşünürsek; Lili rolüyle harikalar yaratmış olan Redmayne’nin işinin hayli zor olduğunu da söyleyebiliriz. Di Caprio ve Redmayne arasında geçecek bu savaşta Eddie Redmayne ödülü bir nebze daha fazla hak etse de şüphesiz, Caprio’nun kazanması da kimseyi mutsuz etmeyecektir.

EN İYİ KADIN OYUNCU

Kim Alır: Cate Blanchett

Akademi Ödüllerinin gediklileri arasında yer alan Cate Blanchett; Carol filminin büyülü havasına uyum sağlayışı, karakterin tüm film boyunca girdiği ruh halindeki değişmeleri başarılı bir şekilde yansıtışıyla bu kategorinin bir kez daha en büyük adayı. Filmin başarısındaki payı tartışmasız olan oyuncu; yeteneği ve tecrübesiyle ön plana çıkmayı başarıyor.

Kim Almalı: Cate Blanchett

1950li yıllarda geçen bir hikâyenin içine kendini iyi şekilde adapte eden Cate Blanchett; büyülü bir atmosferin; en güçlü karakteri olarak ön plana çıkabilmeyi başarıyor. Rooney Mara’dan rol çalmadan devleşen Blanchett, tüm film boyunca Carol’un değişen duygu yoğunluğunu çok iyi yansıtıp adeta karakteri yaşıyormuş hissiyatı uyandırması onu filmin en büyük avantajı olarak ön plana çıkarıyor. Tüm bu değerleri birleştirdiğimizde ise ödülü en çok hak eden ismin Cate Blanchett olduğunu rahatlıkla dile getirebiliriz.

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Kim Alır: Sylvester Stallone

1976’da ki ilk Rocky filmiyle tartışmalı da olsa Oscar ödüllerinin tozunu attıran Stallone, Rocky karakteriyle bu sefer En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisinde aday. Hep ön planda olmaya alışmış Rocky’nin geri planda olduğu bir filmde, ikinci adam olup başrolü sonuna kadar desteklemesiyle filmin başarısına birebir katkı sağlayan Stallone, açık ara bu ödülün en büyük favorisi.

Kim Almalı : Sylvester Stallone

Creed’i bu denli başarılı yapan parametrelerin arkasında şüphesiz sırtını dayadığı Rocky serisi yatıyor. İşin yönetim kısmından uzak bir Stallone’yi belki de uzun zaman sonra Rocky karakteri için bu denli istekli bir şekilde izliyoruz. Hem filmin başarısına etkisi hem de hayat kavgasını kaybetmek üzereyken yeniden dirilen bir adamın hikâyesini oldukça başarılı bir şekilde oynayan Stallone; bu dalda ödülü en çok hak eden isim olarak ön plana çıkıyor.

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Kim Alır: Rooney Mara

Carol filminde en az Cate Blanchett kadar ön plana çıkan isim kuşkusuz bir diğer başrol Rooney Mara. Tüm film boyunca birbirlerini çok iyi desteklemeleri ikisinin de başarısına birebir katkı sağlıyor. Mara’nın adeta gizli başrol gibi oynadığı film de karakter gelişimini neredeyse kusursuz bir şekilde yansıtması Oscar jürisinin gözünden kaçmayacaktır. Ayrıca filmin başarısını oyuncular üzerinden de taçlandırılacağını düşünürsek Rooney Mara’nın ödüle en yakın isim olduğunu söyleyebiliriz

Kim Almalı: Jennifer Jason Leigh

Filmin gidişatını belirleyen karakter olan Daisy Domurgue rolünde ki Jennifer Jason Leigh; başarısız bir performans sergileseydi eğer Tarantino’ya rağmen film hakkında bu denli methiyeler düzemezdik. Filmin en sürprizli karakterini, yavaş yavaş artan temposuyla finalde doruk noktasına çıkaran Jennifer Jason Leigh bu performansıyla bu dalda ödülü ve takdiri hak ediyor.

EN İYİ UYARLAMA SENARYO :

Kim Alır: The Martian

The Martian son yıllarda izlediğimiz en iyi bilim kurgu filmlerinden biri. Özellikle geçtiğimiz yıllarda bolca ödül kucaklayan Gravity ve İnterstellar ile sık sık karşılaştırılan filmi, türevlerden ayıran en büyük unsur karakterin dünyaya dönmek için çabalanmasından ziyade, onu kurtarmak için debelenen bir Amerika’nın varlığının ön plana çıkışı. “Biz kendi evladımızı asla terk etmeyiz” anlayışıyla alttan alta verilen propagandist mesajla, Oscar’a oynadığını rahatlıkla söyleyebileceğimiz filmin ana ödüllerden birini alacağını varsayarsak, En İyi Uyarlama Senaryo dalında onu en büyük aday olarak gösterebiliriz.

Kim Almalı: Carol

1950lerin Amerikası.. O tarihe göre pek de alışık olmadığımız bir aşk ve bağlılık hikâyesi. Özellikle kitaptan beyazperdeye geçme aşamasındaki titiz çalışma filmi başarılı yapan en büyük unsur olarak göze çarpsa da Carol gücünü hikâyesinden alan bir film. Hikâyenin bu denli güçlü oluşu ve film ekibiyle kimyasının tutması böylesine başarılı bir filmin doğmasına sebebiyet veriyor. Bu noktada da Carol bu kategoride ödülü en çok hak eden film olarak ön plana çıkıyor

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

Kim Alır: Straight Outta Compton

Amerikan gettolarından rap dünyasının zirvesine uzanan bir başarı öyküsü olan Straight Outta Compton; özellikle Obama dönemi ile birlikte zirve yapan; ırkçılık karşıtı söylemler ve başarılı Siyahîleri ödüllendirme çabası ile bu kategoride ödülün en büyük adayı. Filmin başka bir dalda adaylığının bulunmadığını ve yaşadığımız dönemin Obama ile ilişkisini varsayarsak ödülü alması beklenen en büyük aday olduğunu söyleyebiliriz.

Kim Almalı: Spotlight

Hollywood’da yapıldığına pek de şahit olmadığımız türden bir kilise taşlaması olan film, realist havasıyla ön plana çıkıyor. Filmi etkileyici duruma getiren güçlü hikâyesi; ilk dakikalardan itibaren vuruculuğunu yükseltip izleyenlerde merak uyandırmayı başarıyor. Hem anlattığı gerçek hikâye ile hem de temposu ile bu alanda ödülü en çok eden film olarak Spotlight ön plana çıkıyor.

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM

Kim Alır: Mustang

Fransız-Türk ortak yapımı Mustang; son zamanlarda adından sıkça bahsettiren bir film. Özellikle Türkiye gerçeklerinden uzak, oryantalist havasıyla kötü bir görüntü çizen film; Dünya’ya açıldığında ise merakla izlenen, adeta ödül avcısı diye tanımlayabileceğimiz bir kimliğe bürünüyor. Birçok festivalden de ödülle ayrılan filmi Oscar’da ön plana çıkan unsur kuşkusuz Türkiye’yi üçüncü dünya ülkesi tadında verip, ilgi çekmesi. Doğu ülkelerinin geri kalmışlığını izlemeye bayılan batı ülkeleri için biçilmiş kaftan olan Mustang; bu yıl Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde ödüle en yakın film.

Kim Almalı: Son Of Saul

Yılın en iyileri arasında yer alan Son Of Saul gerek anlattığı hikâye, gerekse farklı bakış açısıyla takdir toplayan bir film olarak göze çarpıyor. Toplama kamplarıyla ilgili onlarca, belki yüzlerce film çekilmiş olsa da abartısız, realist anlatımıyla ön plana çıkmayı başaran Son Of Saul; bu kategoride Mustang’e göre ağdasız ve sarsıcı hikâyesiyle ödülü hak eden film olarak ön plana çıkıyor.

EN İYİ ANİMASYON

Kim Alır: Inside Out

Inside Out; duygu durumuna somut bir şekilde yaklaşması, orijinalliği ve sürükleyiciliğiyle bu kategorinin favorisi durumunda. Diğer adayların zayıflığından değil aksine güçlü ve ayakları yere sağlam basan hikâyesiyle ödüle en yakın film.

Kim Almalı: Inside Out

Inside Out aslında bir animasyondan fazlası. Duyguların vücut bulmuş hali ve en önemlisi 7’den 70’e herkesin çıkarım yapması gereken bir film. Üzüntülerin paylaşılmadan; üzerine gidilmeden, kaçarak yok olmayacağını eğlenceli ve kör göze parmak sokarak değil alttan alta veren hikâye sadece belli bir kesime değil, herkese hitap edişiyle bu dalda ödülü kucaklaması gereken film olarak ön plana çıkıyor.

 

Avatar

Film Arası Dergisi

Temmuz 2010’da yayın hayatına ‘merhaba’ diyen Film Arası Sinema Dergisi, beşinci yılına doğru, yoluna daha emin adımlarla devam ediyor. Kapak dosyaları ve röportajlarıyla her ay sinema gündemine damgasını vuran Film Arası, artan okuyucu kitlesi ile sinema heyecanının paylaşıldığı büyük bir aileye dönüştü.

Yorum Yap

Temmuz 2017