Devrimci Yıldız: Being the Ricardos

Saniyesine beş kelime düşen senaryolarıyla nam salan Aaron Sorkin’i tanıyor musunuz? A Few Good Man mi desek, The West Wing mi yoksa Charlie Wilson’s War mu? Oscar aldığı The Social Network’ü izlemişsinizdir muhtemelen ya da Steve Jobs’ı. Hadi diyelim yaşınız küçük ve dijital platformlar çağında doğduğunuz. Geçen yılın 6 dalda Oscar adayı The Trial of the Chicago 7’dan bilirsiniz o zaman da Sorkin’i belki. Son üç senaryosunu kendisi çekmeseydi muhtemelen şu an bir efsane olarak anılacaktı ama şu hâlde bile Hollywood’un en büyük kalemlerinden biri olmaya devam ediyor. Ve görünen o ki ödül avcısı Netflix filmine imrenen Amazon, bir yıl içinde kendilerine de film yapması için gereken her şeyi sağlamış ve Being the Ricardos Altın Küre’ye yetiştirilmiş. Nicole Kidman’ın En İyi Kadın, Javier Bardem’in En İyi Erkek, Sorkin’inse elbette En İyi Senaryo dalında aday gösterildiği Altın Küre’lerin ardından filmin Oscar’da da adının geçmesi bekleniyor.

I Love Lucy, The Lucy–Desi Comedy Hour, The Lucy Show, Here’s Lucy ve Life With Lucy sitcom’larıyla tanınan, 1911-1989 yılları arasında yaşamış Amerikalı komedyen, sinema, televizyon, sahne ve radyo oyuncusu, manken, dizi ve sinema yönetmeni Lucille Désirée Ball’un, 1917-1986 yıllarında yaşamış Küba asıllı aktör Desi Arnaz ile evliliğini ve her hafta 60 milyon kişinin izlediği televizyon dizilerindeki sorunları ele alıyor Being the Ricardos. İsmi de oyuncu çiftin I Love Lucy’deki karakterlerinin soyadından geliyor. (Teşekkürler Vikipedi.)

Bir belgesel edasıyla yaklaşıyor öznelerine Sorkin film boyunca. Yıllar sonra çekilen bir belgesel için kameraya konuşuyor gibi onu tanıyanlar. Sonra radyodan duyduklarımız, gazeteler ve seyirci tepkileri giriyor işin içine. İkilinin tanışma serüveni, aşkları, Lucy’nin hamilelik süreci, Amerikan televizyonunun tutuculuğu, sponsor ilişkileri birer birer işleniyor. Amerikalı görünen Lucy’nin yanına Küba asıllı Desi’nin konamayacağını iddia ediyor mesela televizyon yöneticileri fakat Lucy tüm gücüyle savaşıp bu önyargıyı değiştiriyor. Çocukların izlediği bir programın başkarakterinin hamile kalamayacağını, olayların seksten ari kalmasını istiyorlar yine fakat ikili bu tabuyu da yıkıyor. Hatta kötücül magazin basını tarafından komünist olmakla yaftalanan Lucy, buna bile seyirciyi memnun etmek uğruna boyun eğmeyip, kendi yöntemleriyle dimdik duruyor. 60 sene önce yaptıklarının, günümüz ünlülerine ders olması gerek.

Aaron Sorkin epizodik bir anlatımla filmini beşe bölüyor. Pazartesi sabahı başlayan senaryo okumasından cuma günü yapılan seyircili çekime kadar geçen beş günü anlatıyor gibi görünse de zamanda ileri geri sıçrayışlarla aslında tüm gerekli taşları yerine oturtuyor. Önceki senaryoları kadar parlak mı, bence değil fakat yine de ortalamanın epey üzerinde bir iş çıkarmış. 54 yaşında, 39 yaşındaki Lucy’i oynamak için ağır bir makyaj altına girmiş Nicole Kidman ama gayet başarılı. Javier Bardem ve J.K. Simmons, Nina Arianda, Jake Lacy de öyle. Tüm kadro parlıyor.

Televizyonda devrim yaratan bazı fikirlerin annesi Lucille Désirée Ball’un yaşamını ve narsist özgüvenini keşfetmek ister, biyografik filmleri kaçırmam derseniz; Being the Ricardos’u Amazon Prime Video Türkiye’de izleyebilirsiniz.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 15 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayımlandı ve Ters Ninja sitesinin genel yayın yönetmeni oldu. Yaklaşık 2,5 yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir