FilmArası Dergisi

Varlığı Bir Dert Yokluğu Yara

Bankalar, kredi kartları, ödenmesi gereken taksitler, büyüyen borçlar ve ardından gelen hacizler, davalar ve hatta intiharlar.. Gazetelerin üçüncü sayfalarına haber malzemesi olan ekonomik çöküntü ve buhranlar, kapitalist düzenin kuşattığı insanoğlunun yaşadığı en sıradan hikâyeler artık. Çözümü daha fazla para, daha fazla iş, daha fazla hırsa endeksleyen düzen, tıkanan yolları yine aynı sistemin araçlarıyla aşmayı salık veriyor; bankalar, krediler, borçlanmalar.. İşte böylesi bir çaresizlik anında bocalayan Elliot Brindle’ye gelen telefondaki esrarengiz ses, maddi sorunlarla boğuşan genç adama cazip bir teklifte bulunur; “Sineği yut, hesabına bin dolar yatıralım!”
Silik bir sosyal hizmetler görevlisi olan Elliot, bu telefonla başlayan bir dizi teklifi de kabul ederek daha fazla para kazanmanın peşine düşer. 13 farklı görev vererek karşılığında 6,2 milyon dolar para vereceğini söyleyen gizemli ses, genç adamın banka hesabına her görevin ardından vaadettiği parayı yatırır. Nişanlısı, hasta babası, engelli kardeşi ve büyüyen borçları düşünerek görevleri bir bir yerine getiren Elliot, her adımda daha tehlikeli şeyler yapmaya başlar. Yaralama, cinayet ve bir dizi suça karışan genç adam için dönüş çok artık çok zordur.

BÜYÜK BİR YAPIMA DÖNÜŞEMİYOR

Filmin açılış sahnesi ve devamında yaşanan gelişmeler oldukça etkileyici. İzleyiciyi sarsan bu çarpıcı başlangıç zaman ilerledikçe yerini rutin bir seyire bırakıyor. İlk yarısından sonra kimi klişe sahne ve diyaloglar ciddi zaaflara dönüşürken, finale doğru nispeten toparlanan hikaye ve anlatım, filmi vasatlıktan kurtarsa da büyük ölçekli bir yapıma dönüşmesine yetmiyor. 13 Günah, dram ve gerilim unsurlarını yerinde kullanarak bir yandan meselenin dramatik boyutuna dikkat çekerek sosyal yıkımları perdeye taşırken öte yandan gerilim boyutuyla da psikolojik arka planı kurcalıyor. Özellikle aile içi baskının neden olduğu eziklik ve biriken nefretin şiddete dönüşmesi, yaşananların arka planını sorgulaması açısından anlamlı ayrıntılar içeriyor.

MODERN İNSANIN TRAJEDİSİ

Bu hafta vizyona giren ve yönetmenliğini Daniel Stamm’ın üstlendiği “13 Günah”, günümüz insanının para kazanma yolunda yaşadığı zorlukları çarpıcı bir dille beyazperdeye taşıyor. Mark Webber, Devon Graye, Tom Bower ve Rutina Wesley’in başrollerini paylaştığı film, Taylan sinemasından esinlendiği senaryosunu Hollywood kıvamında sürükleyici bir maceraya dönüştürerek seyircisine sunuyor. Hangi nedenlerle olursa olsun, para kazanma hırsının insanı trajik sona sürükleyeceği mesajını veren film, kapitalist düzenin insanı en zayıf anında büyük ümitler vaadederek esir aldığının altını çiziyor ve imtihanı kazanmanın yolunun sabırdan geçtiğine dikkat çekiyor. Film insanoğlunun tamahkârlığına vurgu yapmayı da ihmal etmiyor. Sürekli kazanma arzusu, tatminsizlik, konforlu yaşam arzusu ve hayatta kalma tutkusunun yol açtığı yıkımlara göndermeler yapan 13 Günah, yer yer dini ile ahlaki değerlere de vurgu yapıyor.

Avatar

Suat Köçer

Suat Köçer, 1980’de Erzurum’da doğdu. Türk Sineması eksenli eleştiri, araştırma-inceleme ve röportajları ulusal gazete ve dergilerde yayımlandı. Ağustos 2010'da Film Arası Sinema Dergisi'ni kurdu. Arkadaşlarıyla birlikte yayımladığı Film Arası Sinema Dergisi’nde Yayın Yönetmenliğini sürdüren Köçer ayrıca, Yeni Şafak Gazetesi'nde, Cuma günleri, sinema sayfası hazırlıyor. Köçer'in ikisi hikaye, ikisi de sinema olmak üzere yayımlanmış 4 kitabı bulunuyor.

Yorum Yap

Temmuz 2017