Kızılay Dostluk Kısa İzlenimleri

2-5 Aralık tarihleri arasında 4. Kızılay Dostluk Film Festivali düzenlendi. Taze bir festival olan Dostluk Kısa bu yıldan itibaren yollarını Kızılay ile birleştirdi. Festivallerin hayatta kalması zorlu ve çetin bir yol. Bu yolda festivallerin kendisine uygun kurum, kuruluşlarla birleşmesi o yolu devam ettirmesi açısından önemli. Kızılay ve Dostluk Kısa’nın yollarının kesişmesi kavramsal ve içerik açısından anlamlı ve uyumlu olmuş. 

Festivalin film gösterimleri Atlas Sineması, Bağlarbaşı Kültür Merkezi ve Zeytinburnu Kültür Merkezi olmak üzere üç mekanda gerçekleşti. Söyleşi ve paneller ise bu sene festivallerin bu konudaki popüler mekanı Akademi Beyoğlu’nda düzenlendi. Yoğun bir programı olan festivalin film gösterimlerinden ziyade söyleşi, panelleri ve ustalık sınıfı bir adım öne çıktı. Sektörün dijitalleşme sürecinde yaşadıkları ‘Dijital Dünyada Film Yolculuğu’, ‘Matbudan Dijitale Türkiye’de Sinema Yazarlığı ve Yayıncılığı’,’Auteur Sinema Yönetmenliğinden Dijital Platform Yönetmenliğine’ başlıklı söyleşi ve panellerle alanında deneyimli isimler tarafından tartışıldı, masaya yatırıldı. 

‘Matbudan Dijitale Türkiye’de Sinema Yazarlığı ve Yayıncılığı’ paneli sinema yazarı Tuba Özden Deniz moderatörlüğünde; sinema yazarı Burçak Evren ve Suat Köçer ile yayıncı Niyazi Koçak ile gerçekleşti. Ufuk açıcı panelde her bir alanın kendi içinde dertli olduğu konular masaya yatırıldı. Sinema yazarı Burçak Evren, sinema yazarlığının ülkemizdeki tarihi seyrini kısa, anlaşılır bir özetle anlattı. Sinema yazarlığının tarihsel serüvenini ortaya koyduktan sonra sinema yazarını ayıran, öne çıkaran noktalara değindi. Sinema yazarı olarak kişinin meşru olmasının yazılarının gazetelerde, dergilerde yer almasıyla olduğunu belirtti ve “Matbu olana hala inanıyorum” diyerek ekledi. Sinema yazarı Suat Köçer ise sinema yazarlığının dijitalleşme sürecinde yaşadığı değişime Film Arası Dergisi’nin filmarasıdergisi.com üzerinden devam etmesi örneğinden yaşadığı tecrübeyi dile getirdi. Dijital dünyada sinema yazarlığının yorum üzerinden ilerlediğini, internet dünyasında liste haberlerin daha çok dikkat çektiğini belirtti. Diğer yandan sinema yazarlığının öznel bir alan olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Sinema kitabı yayıncılığı deyince ilk akla gelen Doruk Yayınları’ndan Niyazi Koçak ise matbu yayıncılığının karşılaştığı maddi zorlukları dile getirdi. Maddi zorluklarının yanı sıra düşünsel anlamda eksik olan kısımları “Sinemada kurumsallaşma sorunları var” şeklinde özetledi. Yayıncılığının amacının sinemanın kimliksiz halini kimlikli hale getirmek olduğunu da ekledi. Birçok açıdan ufuk açıcı olan panel sorunların birbirleriyle ne kadar ilişkili olduğunu ortaya tekrardan koydu.

Yağmurlu bir cumartesi günü sinemaseverler bir araya usta yönetmen Majid Majidi’nin Ustalık Sınıfı için geldi. Atlas 1948’de birçok etkinliğe katılmış biri olarak bu şekilde dolu gördüğümün nadir olduğunu eklemem gerekir. Festival direktörü Faysal Soysal moderatörlüğünde gerçekleşen ustalık sınıfında Majidi, film yapma tecrübelerinin manevi arka planını bütün içtenliğiyle paylaştı.  Yönetmenlik yolculuğunun kendine ait olan derdi görünür kılmak üzere başladığını belirtti. Film yapmanın insanın sınırlarını zorladığını ve ciddi bir kavga verilmesi gerektiğini ekledi. Her yeni filmde sıfırdan başladığını da ekledi. Sinemaseverlerden gelen din ve sinema arasındaki ilişkiyi nasıl kuruyorsunuz sorusuna sinemanın dini bir şey olmadığını sanatsal bir şey olduğunu söyleyerek cevap verdi.

Genç bir festivalin adım adım büyüme yolculuğuna şahitlik ediyoruz. Festival dünyasında her sene bir adım öteye geçmek önemlidir. Kızılay Dostluk bu konuda ciddi adımlar atıyor lakin ekiplerinin koordinasyon eksikliği ve tecrübesizliği belli oluyor. Etkinlik ve gösterim anlamında dolu olan festivalin ekipsel heyecanı ise görülmedi. Heyecanından ziyade iletişim ve organizasyon anlamda yaşanan karışıklıklar da kendini belli ediyordu.

Her festival değerlendirme yazısının sonunda olduğu gibi ilerleyen yıllarda aksayan noktalar düzeltip iyi olan noktalar mükemmelleştirelerek daha iyi bir festivalle karşılaşırız temennisi ekleyelim.

 

1994 İstanbul doğumlu. Lisans eğitimini felsefe alanında tamamladı. Yüksek Lisansını Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında, Sinemada Aşk ve Zaman: Sevmek Zamanı ve Masumiyet Filmlerinin İncelenmesi başlıklı teziyle mezun oldu. Lisansta aldığı sinema ve felsefe dersi kalemini sinema yazarlığına çevirmesine vesile oldu. Film Arası ile yolları kesişti. Haberler ve röportajlar yapmakta, sinema yazıları yazmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir