Hep Yek

2021’in olumsuz eleştiriler aldığı için göz ardı edilen ve belki de merak etmenize rağmen hayal kırıklığına uğramamak için ertelediğiniz filmlerinden birinden bahsetmek istiyorum: Snake Eyes: G.I. Joe Origins.

Hasbro çatısı altında üretilen Amerikalı oyuncak koleksiyonu G.I. Joe, ismini “Government Issue” “General Issue”, “Ground Infantry” ya da “Galvanized Iron”ın ilk harfleriyle ABD silahlı kuvvetlerindeki askerleri simgeleyen “Joe” kelimesinin birleştirilmesinden alıyor. 1964’ten beri satışta olan oyuncaklar 1940 tarihli Private Breger adlı çizgi romandan esinlenerek yaratılmış ve G.I. Joe ismiyle 1967’den günümüze yayınını sürdüren çizgi romanlara ilham kaynağı olmuş durumda. G.I. Joe: Real American Hero adlı çizgi film serisini 1987’de G.I. Joe: The Movie adlı video filmi takip etti ve nihayet 2009’da G.I. Joe: Kobra’nın Yükseliği / G.I. Joe: The Rise of Cobra ile ilk büyük bütçeli Hollywood aksiyon filmi yapıldı. Ne var ki 1999’da başlayan Mumya serisinin yönetmeni Stephen Sommers’in başında olduğu bu film eleştirmenler tarafından yerden yere vuruldu (yönetmenin kariyeri 2013’te bitti sayılır), en kötü filmlere verilen Razzie ödülüne 6 dalda aday gösterildi ve Sienna Miller en kötü yardımcı oyuncu seçildi. Buna rağmen kar edildiği için 2013’te yüzde 25 daha düşük bütçeyle ikinci film G.I. Joe: Retaliation / G.I. Joe: Misilleme orijinal kadroya eklenen Dwayne Johnson gazıyla ve yönetmen değişikliğiyle hayata geçirildi. Nispeten daha olumlu eleştiriler alsa da yine büyük bir başarı elde edilemedi ve devam filmlerinin önü kesildi.

Aradan geçen dokuz yılın ardından yapımcılar G.I. Joe evrenine Snake Eyes karakterini merkeze alan bir spin-off’la döndü. İlk iki filmde Snake Eyes karakterini Yıldız Savaşları: Gizli Tehlike / Star Wars: Episode I – The Phantom Menace’de (1999) Darth Maul’u canlandıran Ray Park oynamıştı. Başlangıç hikayesini anlatan ve finale kadar kostümsüz bir Snake Eyes izlediğimiz son filmdeyse Henry Golding var. İkinci G.I. Joe filminin yönetmeni Jon M. Chu’nun Çılgın Zengin Asyalılar / Crazy Rich Asians filmiyle tanınan yakışıklı Malezyalı aktör, başrolde yer aldığı ilk büyük bütçeli aksiyon filminde üstüne düşeni layıkıyla yapabilmiş. Babası gözlerinin önünde öldürülen ve sokaklarda büyüyen travmalı bir adam olan Snake Eyes’ın intikam hırsını gözlerinden okuyabiliyoruz.

Snake Eyes: G.I. Joe Origins’in hikayesinde orijinal bir yan olduğundan bahsetmek mümkün değil. Babasının katilini bulmak için her şeyi yapmaya hazır bir adama suç dünyasının önemli figürlerinden biri iş teklif ediyor, silah kaçakçılığı yaptırıyor, intikam almak istediği bir klanın içine casus olarak sokup onları içerden çökertmek için planlar yapıyor… Aksiyon sahnelerine alan açmaktan başka işlevi olmayan bu senaryo pek de ilgi çekici değil fakat Snake Eyes: G.I. Joe Origins’i izlemeye değer kılan, aksiyon sahneleri. 2002 tarihli ilk uzun metrajı Dövme / Tattoo ile tüm dünyada tanınan ve üç sene sonra Jodie Foster’lı Uçuş Planı / Flightplan ile Hollywood’a transfer olan Almanya asıllı Robert Schwenke bu filmle büyük bir gişe başarısına imza atıp ABD’de kalıcı olmuştu. Eleştirmenlerin yüz vermediği aksiyon filmleriyle sürdürdüğü kariyeri boyunca öğrendiklerini heyecan verici sahnelere dönüştürdüğü Snake Eyes: G.I. Joe Origins’in özellikle ilk yarısında adrenalin dozu epey yüksek. Ne var ki pandemi kurbanı olan film gişede çakıldı ve G.I. Joe serisi bir kez daha istenen noktaya gelemedi.

Son olarak Squid Game’de Front Man rolünde izlediğimiz Lee Byung-hun’un da Storm Shadow rolünü Andrew Koji’ye teslim ettiği ve yeni bir başlangıç olması umulan Snake Eyes: G.I. Joe Origins bana sorarsanız üç filmin en iyisi ve ilgiyi hak ediyor. Belki siz de ev sinemasında bir şans vermek istersiniz diye bahsetmek istedim. Filmi Apple TV+ üzerinden 4,99TL’ye kiralayabilirsiniz.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.