Encounter: Birinci Dereceden Yakınlaşmalar

Riz Ahmed’in başrolde olduğu Amazon filmi Metalin Sesi /Sound of Metal 6 dalda Oscar adayı olmuş, 2 heykelciği evine götürmüştü. Çeşitli festivallerden 163 adaylık ve 83 ödül kazanan yapım, hala emekleme aşamasında olan platformun epey sükse yapmasını sağladı. Hal böyle olunca da yeni bir iş birliği gecikmedi ve Yakınlaşma / Encounter doğdu.2017’de yazıp yönettiği Beast ile Toronto Film Festivali’nde dikkat çeken ve BAFTA kazanan Michael Pearce’in, çok sevdiğimiz Netflix dizisi Giri/Haji’nin senaristi Joe Barton’la birlikte yazdığı orijinal senaryodan çektiği film, türler arasında gezinen bir aile dramı.

Madalyalı bahriyeli Malik’in vücuduna girip yerleşen bir böceğin görüntüleriyle açılıyor film. Tüyler ürperten yakın çekimler, kan ter içinde uyanıp vücuduna böcek ilacı sıkmaya başlayan adamın görüntüsüyle sonlanıyor. Malik, dünyaya çarpan göktaşlarından fırlayan böceklerin insanlara nüfuz edip beyinlerini kontrol ettiği bir dünyada yaşıyor ya da öyle olduğuna inanıyor. Basit spreylerle korunulabilen bu parazitlerinden çocuklarını sakınabilemek için gecenin bir yarısı anne ve üvey babalarıyla yaşayan çocuklarının evine dalıyor ve iki küçük oğluyla birlikte Nevada çöllerine uzanan bir yolculuğa çıkıyor.

Film, bir süre olayların post apokaliptik bir dünyada cereyan ettiğine inanmamızı istiyor. Sonra, haritayla belirlediği noktadaki üsse ulaşıp tedaviye erişmek isteyen genç babanın çocuklarıyla kurduğu iletişim, sıcacık bir yol filmi tadı vermeye başlıyor. Bir süredir ayrı kalan zıpırların kavgaları, baba sevgileri ve çocuksulukları, seyahat ettikleri otomobilden taşıp beyazcamı dolduruyor. Burada iki çocuk oyuncuya parantez açmak gerek. Pakistanlıların birçok karakteristik fiziksel özelliğini barındıran sevimli ikili hem tatlılıkları hem enerjileri hem de harika yazılmış diyaloglarını canlandırma becerileriyle filmin en büyük artıları. İngiliz Pakistanlı aktör Rizwan Ahmed’in oğullarını oynamak için daha iyi bir kast düşünemiyorum. Baba oğul yakınlaşmaları, sevgi dolu bir yeniden birleşme ve dış dünyaya karşı kenetlenen aile sahneleri gayet güzel aksa da seyirci olarak “uzaylılar ne çabuk unutuldu” demekten kendimizi alamıyoruz. Octavia Spencer’ın canlandırdığı şartlı tahliye memurunun arzı endam edişiyle birlikte film üçüncü kez tür değiştiriyor ve Malik’in hapisten yeni çıkmış, paranoyak düşünceleri olan ve daha da kötüsü, çocuklarına zarar verebilecek bir profilde olduğunu öğreniyoruz.

Michael Pearce’in umut verip heyecanlandıran açılış sekansının ardından girdiği yol ve o yolun vardığı yer üzücü. Baba-oğul sohbetleri, polis çevirmesi ya da Malik’in gizlice girdiği evde yaşananların aktarıldığı sahneler tek başlarına güçlü, iyi çekilmiş ve oynanmış olsalar da filmin bütününe baktığımızda büyük bir kafa karışıklığının mahsulü olduğunu görüyoruz. Türler arasında dolaşmak, yol filmlerini uzaylı istilasıyla ve hatta aile dramasıyla harmanlamak böyle bir şey olmasa gerek. Yine de oyuncu performansları ve kapkaranlık atmosferiyle ilgiyi hak ediyor.

Yakınlaşma / Encounter, Amazon Prime Video Türkiye üzerinden izlenebiliyor.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.