FilmArası Dergisi

‘Dizi Yapmamak Benim Tercihim Değil’

TÜRSAK Vakfı’nın düzenlediği 4. DenizBank İlk Senaryo İlk Film Yarışması kapsamında gerçekleştirilen “Senaryo Sohbetleri”ne dün akşam Demet Akbağ konuk oldu. Akbağ, programın moderatörlüğünü yapan yönetmen Bora Talat Oyacı’nın senaryo ve oyuncu ilişkisine dair sorularının yanı sıra takipçilerin program esnasında sosyal medyadan ve YouTube üzerinden sordukları soruları da cevapladı.

Bugüne dek diziden çok tiyatro sahnesinde ve sinema perdesinde seyirciyle buluşan Demet Akbağ, “‘Karşıyım’ ya da ‘Tercih etmiyorum’ diye bir cümle hiçbir zaman demedim. Bu durum benim tercihim değil” diye konuştu.


“FARKLI KARAKTERLERİ KEŞFETMEYİ SEVİYORUM”

Programda ilk olarak “Rolünüzü neye göre seçersiniz?” sorusuna cevap veren Akbağ, şunlar anlattı:

“Hikâyeyi okuduğum zaman o rol zaten beni bir şekilde etkilemeyi başarır ve kendini seçtirir. Farklı karakterleri keşfetmeyi, onlara bir şey söyletmeyi ve onları anlamaya çalışmaya çok önem veriyorum. Oynayacağım kadın karakter her seferinde çevremdeki birilerinin karışımı oluyor. Bir oyuncu için olmazsa olmazlardan biri de hiç kuşku yok ki mizah anlayışıdır. Zamanlama ve mizah anlayışı bir oyuncunun en büyük zenginliğidir. Bu perspektiften baktığınızda oynadığınız karakter tek boyutlu olmaktan çıkıp çok boyutlu hale dönüşür”. 

“GÜNÜMÜZ GENÇ OYUNCULARININ İŞİ DAHA KOLAY, AMA KENDİLERİNİ KANITLAMALARI DAHA ZOR”

Küçüklüğünde radyoyla başlayan, daha sonra sinema ile devam eden ve sonrasında da TV ile tanışan bir gelişim geçirdiğini belirten Akbağ, “Bu denli bir geniş yelpazenin içinde yer aldığımız için şu anki jenarasyondan oldukça farklıyız ve bu farklılıktan dolayı da kendi jenerasyonumdaki oyuncuları çok şanslı görüyorum. Ben Perşembe akşamları dinlediğim radyo tiyatrosu ile oyunculuğa aşık oldum ve hayallerimin peşinden de giderek oyuncu oldum. Bizim beslendiğimiz dönem ile şimdiki jenerasyonun beslendiği dönem tamamen farklı. Şimdiki genç arkadaşlarımı bir yandan şanslı görürken bir yandan da işlerinin zor olduğunu düşünüyorum. Kendilerini göstermek teknolojinin de gelişimiyle doğru orantılı olarak çok daha kolay, ama kendini kanıtlayıp kalıcı olmak çok daha zor ve bunun için çok çalışmak ve çabalamak gerek” dedi.

“HER KARAKTERİ OYNARKEN KENDİMDEN BİR ŞEY BULURUM”

Akbağ, oyunculuk üzerine şu tespitlerde bulundu: “Her oyunda ve her filmde bir şey öğrenirim. Role büründüğüm her karakterde bir şeyi fark ederim ve bulurum kendimde. Sahneye ilk çıktığınızda eliniz ayağınız çok uzayıp gider. O rolü benimseyip sıklıkla sahnede oynadığınız zaman ise sizin için bir şeyler değişmeye başlar ve elinizi ayağınızı nasıl kullanacağınızı ve nereye koyacağınızı daha iyi bilirsiniz. Oyuncu için 15 gün veya bir ay sonrasının bitmiş biletleri olan bir oyunu oynamak çok güzel bir duygudur. Siz belki o oyunda 2-3 yıl boyunca hep aynı rolü oynarsınız fakat her seferinde farklı bir seyirciye oynarsınız. Bu da sizin heyecanınızı her daim diri tutar ve ilk günkü heyecanla o sahneye çıkarsınız. Yaptığım ve hayran olduğum işin bir parçası da seyirciyle buluşmak. Seyirciden beğeni almak ve övülmek hayallerimin peşinden koşarken yanılmadığımı her seferinde hatırlatıyor bana”.

SEYİRCİ TARAFINDAN SEVİLMENİN SIRRI

Oynadığı her karakterin seyirci tarafından neden bu kadar sevildiğini de cevaplayan Akbağ, sırrını şöyle açıkladı: “Karakter ne olursa olsun ben mutlaka içine bir tutam gerçek ‘Demet’ koyuyorum. Onun sırrı orada gizli. Bunu harmanladığın zaman o karakter yaşar”.

“DİZİ YAPMAMAK BENİM TERCİHİM DEĞİL”

Sosyal medyadan gelen “Sizi çok fazla dizide görmedik, nedeni nedir?” sorusunu Akbağ şöyle yanıtladı: “Dizi yapmadım ama bu çok da benim tercihim değil. Senaryo çok heyecanlandırmamış olabilir veya bana uygun bir rol denk düşmemiş olabilir. Bunun yanı sıra zaman zaman da ‘Siz sinema oyuncususunuz’ diye düşünen ama bana sormayan yapımcı veya yönetmenleri duyuyorum. ‘Asla karşıyım ya da tercih etmiyorum’ diye bir cümle hiçbir zaman demedim. Bu durum benim tercihim değil”.


9 KERE LEYLA’YA DAİR TÜYOLAR

Oyuncu kadrosunda yer aldığı ve corona virüs dolayısıyla vizyon tarihi ertelenmek zorunda kalan 9 Kere Leyla filmini de en kısa süre içinde seyircisiyle buluşturmak istediklerini belirten Akbağ, filme dair de ufak tüyolar verdi. Seyircinin hiç alışık olmadığı bir filmle karşılaşacağını ve Ezel Akay sinemasını takip edenlerin kendisinin ne demek istediğini daha iyi anlayacağını söyleyen Akbağ, “Seyircilerin çok eğleneceği ve renkli bir dünyayla karşılaşacağı bir film izleyeceklerine söz verebilirim” dedi.

(NTV)

Avatar

Film Arası Dergisi

Ağustos 2010’da yayın hayatına başlayan aylık sinema dergisi.

Yorum Yap

Temmuz 2017