FilmArası Dergisi

Alman Sinemasının En İyileri Festivalde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl on ikinci kez Akbank’ın desteğiyle gerçekleştirilen 35. İstanbul Film Festivali 7 Nisan’da başlıyor.  Bu yıl iz bırakan filmler sloganıyla sinemaseverleri selamlayacak festival  programındaki dünyanın dört bir yanından gelen ve izleyicilerin uzun süre unutamayacağı yapımlar arasında yakın tarihli Alman filmleri de dikkat çekiyor. İstanbul Film Festivali, geçtiğimiz yıldan sonra bir kez daha Goethe-Institut ve German Films işbirliğinde günümüz Alman sinemasının en parlak örneklerini festival kapsamında sinemaseverlerle buluşturuyor. Prömiyerini Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde yapan filmlerin dikkat çektiği Kino 2016 adını taşıyan film programı, 35. İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimlerin ardından Ankara ve Eskişehir’e gidecek, sonbahar aylarındaysa İzmir ve Diyarbakır’da izleyicilerle buluşacak. 

  • Ansızın / Auf Einmal / All of a Sudden / Aslı Özge

     12 Nisan Salı 21.30 Atlas, 13 Nisan Çarşamda 16.00 Fitaş 4, 14 Nisan Perşembe 11.00 Feriye

Köprüdekiler ile Altın Lale En İyi Film ve Hayatboyu ile Altın Lale En İyi Yönetmen ödüllü Aslı Özge, Almanca çektiği ilk film olan Ansızın ile bu yıl festivalin Altın Lale Uluslararası Yarışması‘nda. Film, varlıklı bir aileden gelen Karsten’in hayatının bir anlık bir zaafla alt üst olmasını konu alıyor. Karsten’in tüm yakın çevresiyle ilişkileri kötüye giderken, genç erkeğin içine düştüğü hayal kırıklığı da yerini giderek öfkeye bırakıyor. Küçük bir Alman kasabasında geçen bu hikâye; adalet kavramını sorgularken iyi ve kötü arasındaki sınırın belirsizliğinden dem vuruyor. Ansızın‘ın ilk gösterimi Berlin Film Festivali’nde Panorama Special bölümünde gerçekleşmiş ve film Avrupa Sinemaları’nın verdiği ödüllerde Özel Mansiyon’a layık görülmüştü. Filmin yönetmeni Aslı Özge, başrol oyuncusu Sebastian Hülk, yapımcısı Fabian Massah ve görüntü yönetmeni Emre Erkmen festivalin konuğu olarak İstanbul’da olacaklar. Konuklar filmin tüm gösterimlerine katılacaklar.

  • Bir Nefes / Ein Atem / One Breath / Christian Zübert

      12 Nisan Salı 13.30 Atlas, 13 Nisan Çarşambe 19.00 Feriye, 14 Nisan Perşembe 19.00 Fitaş 6

Bu yıl festivalin Altın Lale Uluslararası Yarışması‘nda bir Alman filmi daha yer alıyor: Christian Zübert‘in yönettiği ve ilk gösterimi Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleşen Bir Nefes, birbirinden çok farklı iki kadının kesişen hikâyelerini anlatıyor. Ekonomik kriz nedeniyle ülkesi Yunanistan’da kendisine parlak bir gelecek görmeyen ve bu nedenle Frankfurt’a giden Elena ile annelik ve çalışma hayatını birarada yürütmeye uğraşan Alman Tessa’nın karşılaşması, bugünün Avrupası’nın ekonomik ve siyasi sorunlarıyla da doğrudan ilişkili. Filmin yönetmeni Christian Zübert ve senaristi İpek Zübert festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecekler. Konuklar filmin tüm gösterimlerine katılacaklar.

  • 24 Hafta / 24 Wochen / 24 Weeks / Anne Zohra Berrached

     12 Nisan Pazar 21.30 Atlas ve Rexx, 18 Nisan Cumartesi 19.00 Feriye

Şubat ayında Berlin’de Altın Ayı için yarışan 24 Hafta kürtajla ilgili tartışmalara farklı noktadan yaklaşan bir dram. Festivalde Dünya Festivalleri bölümünde izlenebilecek film ünlü bir kadın komedyenin, dünyaya getirmek üzere olduğu çocuğunun Down sendromlu olduğunu öğrenmesi ve bu haber sonrasında bebeği doğurmakla aldırmak arasında kalışını konu alıyor. Anne Zohra Berrached‘in imzasını taşıyan filmde süreç seyircilere tüm yasal ve tıbbi detaylarıyla, âdeta bir belgesel gibi anlatılıyor ama hikâyenin duygusal detayları ve başkarakterin yaşadığı dönüşüm de başarıyla işleniyor. 24 Hafta Berlin’de başrol oyuncusu Julia Jentsch‘in peformansıyla da beğeni toplamıştı.

  • Vahşi / Wild / Nicolette Krebitz

     11 Nisan Pazartesi 21.30 Beyoğlu, 14 Nisan Perşembe 13.30 Fitaş 4, 17 Nisan Pazar 16.00 Rexx 1

Risk almayı seven, keşifçi sinefillerin festivaldeki favori bölümü Mayınlı Bölge‘nin bu yılki en şaşırtıcı ve en kışkırıtıcı filmlerinden birisi Vahşi. Nicollete Krebitz‘in yönettiği film, genç bir kadın ile evine hapsettiği kurt arasındaki sıradışı ilişkiyi konu alıyor. Bu kurdu saplantı haline getiren Ania, rutin hayatından ve toplumsal normlardan giderek uzaklaşarak vahşi yönünü keşfediyor ve içgüdülerinin sesini dinleyerek, özgürce yaşamaya başlıyor. İlk gösterimi Ocak ayında Sundance’de gerçekleşen Vahşi, Avrupa prömiyerini de Rotterdam’da yapmıştı. Film stilize görselliği kadar, Terranova veya James Blake gibi isimlerin yer aldığı soundtrack’iyle de dikkat çekiyor. Filmin yönetmeni Nicolette Krebitz‘i daha önce festivalde gösterilmiş Tünel’in başrolünden veya New Order’in Get Ready albümünün Peter Saville imzalı kapak fotoğrafından hatırlıyor olabilirsiniz.

  • Ben ve Kaminski / Ich und Kaminski / Me and Kaminski / Wolfgang Becker

      8 Nisan Cuma 19.00 Fitaş 4, 9 Nisan Cumartesi 16.00 Feriye, 12 Nisan Salı 11.00 Rexx 1

Festivalin komedi filmlerine ayrılmış bölümü Antidepresan‘da yer alan Ben ve Kaminski, merkezinde alışılmadık bir ikilinin yer aldığı bir yol filmi. Bu ikili fırsatçı gazeteci Sebastian Zöllner ve biyografisini yazmak için izin koparmaya çalıştığı, yıllar önce “kör ressam” olarak ün salmış ama artık münzevi hayatı süren Manuel Kaminski… Aynı zamanda sanat dünyası üzerine bir taşlama olan Ben ve Kaminski, yönetmen Wolfgang Becker ve oyuncu Daniel Brühl‘ü Elveda Lenin!’den 12 yıl sonra tekrar biraraya getiriyor. Filmin oyuncu kadrosunda Brühl’ün yanı sıra Avrupa sinemasının pek çok ünlü ismi yer alıyor.

35. İstanbul Film Festivali’nin Altın Lale Ulusal Yarışma jüri üyeleri arasında Almanya’da günümüzün en önemli arthouse dağıtım şirketlerinden Neue Visionen Filmverleih’ın kurucusu Torsten Frehse de yer alıyor. Almanya’da Bağımsız Film Dağıtımcıları Birliği’nin (AG Verleih) yönetim kurulunda olan Torsten Frehse, festival çerçevesinde 10 Nisan’da bir panelde konuşmacı olarak da yer alacak. 17 Nisan’a kadar 200’ü aşkın film gösteriminin yanı sıra sinema dünyasından ünlü isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle 35. İstanbul Film Festivali 11 gün boyunda şehre iz bırakmaya hazırlanıyor.

 

 

Film Arası Dergisi

Temmuz 2010’da yayın hayatına ‘merhaba’ diyen Film Arası Sinema Dergisi, beşinci yılına doğru, yoluna daha emin adımlarla devam ediyor. Kapak dosyaları ve röportajlarıyla her ay sinema gündemine damgasını vuran Film Arası, artan okuyucu kitlesi ile sinema heyecanının paylaşıldığı büyük bir aileye dönüştü.

Yorum Yap

Temmuz 2017