Karanlık Odalarda Seyahat

İnsanın en ilkel dürtülerini hedefe alan, sömürebildiği kadar sömüren ve 70’lerden itibaren tüm dünyada salgın gibi yayılan istismar (exploitation) filmlerinin pek çok örneği bugün dahi yasaklı filmler içerisindedir. Kendi dönemlerinde ciddi ilgi görebilmiş ve hatta kült film mertebesine ulaşabilmiş olsalar da özellikle genç kitle üzerindeki olumsuz etkileri ve pek çok suç olayında filmlerin senaryolarına benzer durumlar yaşanması ile birlikte kamuoyunun çok ciddi tepkileri de beraberinde gelmiştir. Sinema salonlarında yasaklanmalarına rağmen 80’lerin ilk yarısında yaygınlaşmaya başlayan ve denetimin henüz etkin olmadığı video kasetler yoluyla kendi kitlesine el altından ulaşabilen bu tarz şiddet filmleri “Video Nasty” olarak listelenir. Video Nasty listesinde yer alan filmlerin denetimini yapan bir kamu kurumunda çalışan Enid, bu tarz filmlere sansür uygulayan bir ekibin parçasıdır. Filmlerin travma dolu iklimine her gün maruz kalan Enid, zamanla geçmişindeki unutulmuş bazı olaylarla filmler arasında benzerlik kurar ve geçmişi ile hesaplaşmaya başlar.

Sinemanın anormal örneklerini bünyesinde barındıran bir filmin travmatik ve yer yer birbirinden kopuk olaylarla örülmesi, kendi içinde tutarlı. Sokakların ve baş karakter Enid’in çalıştığı kurumun kasvetli tasvirleri, filmin bunalımlı ikliminden kaçış fırsatlarını engelliyor. Hayli zor bir görevin üstesinden gelmeye çalışan Enid’in adım adım cinnete evrilen ruh halinin, izlediği filmlerin etkisi altında iyiden iyiye ezilmesi, filmlerdeki fiziksel şiddet ile psikolojik şiddeti aynı potada eritiyor. Sansür heyetinde filmleri makastan geçirdiği halde bazı filmlerin şiddet olaylarında anılması ile birlikteşiddete kaynak teşkil eden sahnelerin Enid tarafından yeterince incelenip sansürlemediğineyönelik eleştirilerin artması, Enid’i hem içinde bulunduğu dönemle hem de yıllar evvel kız kardeşinin ormanda kaybolması olayındaki suçluluk duygusu ile ciddi bir yüzleşmeye maruz bırakıyor. Yaşadığı olayları gerçekten hatırlamadığı için mi yoksa unutmak için kendini şartlandırmış olmasından dolayı mı anımsamadığı konusunda yaşadığı tereddüt, yaşanmışlıkları tersine çevirmeye kalkacak kadar içinden çıkılmaz bir dünyaya itiyor Enid’i.

Video Nasty listesinde olan filmlere duyulan ilgiyi normal bir sosyal yaşantı içinde olan insanlarda dahi henüz keşfedemedikleri bulanık duyguların olduğuna ve bilinçaltına süpürülen bastırılmış hislerle bir şekilde kontak kurmuş olmalarına bağlayan filmde, bahsi geçen filmlerde anbean artmakta olan şiddet, bilinçaltına sürekli baskılama yapan insan ile eşleştiriliyor. Baskılamanın yetersiz kaldığı noktada şiddet tüm yıkıcılığı ile gün yüzüne çıkıyor ve kontrol dışı olaylar yaşanıyor. Kurgu ile gerçeğin birbirine karışması, Enid’in zihnini bir film stüdyosuna çeviriyor. Dönemin İngiltere’sindeki politik konjonktür ile kurulmaya çalışılan bağ ise yetersiz kalmış. Enid’in bireysel yaşantısı ile ilintilendirilen filmlerin gerçekte nasıl bir motivasyon ile çekildikleri ve gördükleri ilginin temelleri hakkında ayakları yere sağlam basan argümanlar bulunmuyor filmde. İlk uzun metrajlı filmini çeken yönetmen Prano Biley-Bond’un sıkı bir video nasty izleyicisi olduğunu belirtmesine rağmen filmi bireysel travmalardan toplumsal cinnet haline evirebildiğini söylemek bir hayli güç.

Pek çok izleyici tarafından sert bir şekilde eleştirilen Censor kanaatimce yılın en başarılı korku-gerilim filmlerinden. Filmin ikinci yarıdan sonra performans kaybına uğradığına dair çok sayıda eleştiri söz konusu olsa da merkezinde travma olan bir filmde travmatik geçişlerin olması bir hayli doğal. Ayrıca video dünyasının mekanik kasveti de filmde kendine kararınca yer bulmuşken kurgudaki bir takım teknik aksaklıklar filmin geneli içinde kolaylıkla tolere edilebilir. İnsan ruhunun karanlık odalarında dolaşan Censor, kısa süresi içerisinde meramını, aktardığı dönemin iklimi ile birlikte kendi mütevazı kurgusu içerisinde anlatabilen etkili bir film.

PAYLAŞ

1986 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2008 yılında mezun oldu. Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli film atölyeleri ve akademi çalışmalarına katıldı. Çeşitli kurumsal firmalarda sürdürdüğü profesyonel iş yaşantısı ile birlikte 2012 yılından bu yana Film Arası Dergisi’nde film kritikleri ve çeşitli sinemasal araştırmalar yazmaktadır. Aralık 2013 döneminden itibaren derginin Yayın Kurulu Üyesi’dir. İngilizce bilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir