FilmArası Dergisi

İstanbul Modern’de Ermenistan ve Türkiye’den Video Sanatı Etkinliği

Hrant Dink Vakfı’nın oluşturduğu Türkiye-Ermenistan Burs Programı aracılığıyla geçtiğimiz ekim ayından bu yana İstanbul Modern’in küratöryel bölümünde araştırmalarına devam eden Seda Shekoyan, Ermenistan ve Türkiye’deki video sanatı hakkında bir sunum ve video gösterim programı için araştırma yaptı.

Güncel video sanatına odaklanan Artists’ Film International 2014-2015 (Uluslararası Sanatçı Filmleri) programı kapsamında düzenlenen etkinlik, Türkiye ve Ermenistan’dan farklı nesillerden 6 sanatçının 2000 sonrası video üretimleri üzerinden komşu iki coğrafyanın ortak sanatsal meselelerine bakıyor.

Gösterimi yapılacak videolar arasında “Motifler, Temalar ve Yaklaşımlar” başlığı altında üç farklı katmanda karşılaşma sağlamayı hedefleyen Seda Shekoyan, sanat ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi belgesel görüntüler üzerinden araştırıyor.

“Temalar; geçmiş,tarih,bellek, emek, rahatsızlık, doğa ve kültür gibi ortak içerikleri sunar. Tekrarlayıcı bir unsur olan motifler; hareket, mimari, doğa ve bedenin ardındaki fikre odaklanırken bir karşılaşma alanı teşkil eden tavırlar ise Ermenistan ve Türkiye’nin ortak geçmişine, bugününe ve iç içe geçmesi olası geleceklerine; ortak tarih, kültür ve yaşamlarına işaret eder.”

Gösterimler 19 Mart 2015 Perşembe saat 18.30’da İstanbul Modern Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilecektir.

Gösterim programı:

Tigran Khachatryan
Video Kameralı Adam, 2009, 13’’ 37’

Dziga Vertov’un 1929 tarihli “Kameralı Adam” filminin yeniden üretimi olan “Video Kameralı Adam”, devrimci bir kişisel geçmişe sahip karakterin geçmişini hatırlamasının hikayesi. Videoda, Rusya’nın açıklığıyla, beden ve zihinlerin serbestliğiyle bilinen 1861-1928 döneminden ilham alan Tigran Khachatryan, yalnızca adalet fikrine hizmet eden bir politika anlayışının, “adil politikanın” izini sürer. “Adil politika” tartışmaları, Rusya İmparatorluğu’ndaki, Sovyetler Birliği’ndeki ve Sovyet sonrası tüm coğrafyalardaki entelektüeller için kritik önem taşır.

Ovsanna Shekoyan
Acayip Akşam Yemeği, 2015, 7’’ 53’

Sanat ve gerçekliğin arasındaki geçişken ve kararsız ilişkiyi konu alan Acayip Akşam Yemeği adlı video, bir eve yerleştirilmiş kameranın objektifinden evde yaşayan kişinin gündelik hayatına habersiz bir şekilde tanık olmamızla başlar. Ekrana yansıtılan ev içi yaşamın görüntüleri, farklı filmlere göndermeler yapan metafizik video sekansları tarafından işgal edilir. Gerçekliğin kasten kırıldığı apartman dairesinin “rahatı bozulur”.

Diana Hakobyan
Çıkışsız Giriş, 2001, 3’’ 9’

Video çalışmalarında; kadın kimliği, bedeni ve toplumsal rolünü konu edinen Diana Hakobyan, Çıkışsız Giriş’te zorlu ve zahmetsiz, anlamca derin ve neşeli, sözel ve görsel unsurları bir arada sunar. Hakobyan’ın çalışmalarındaki söylem, “reddedici muhalefetten” ziyade, “yapıcı eleştiri” yaklaşımını benimseyen Sovyet sonrası problem çözümleme tarzını temel alır.

Sefer Memişoğlu
BREEZE, 2011, 8’ 18’’

Sefer Memişoğlu, hareketli bir resim projesi olan Breeze’de belgesel niteliğindeki görüntüler ve dijital ortamın piksel bazlı yapısı sayesinde, sosyal belleği ve popüler kültürün tüketim gerçeğini kurgulanmış biçimde ifade eder.

Gülsün Karamustafa
Meydanın Belleği (içeriden göründüğü gibi), 2005, 16’

İstanbul Modern Sanat Muzesi Koleksiyonu

Eczacıbaşı Topluluğu Bağışı

Kamusal ve özel mekân arasındaki ilişkiye gönderme yapan Meydanın Belleği videosu aynı anda iki perdede derlenmiştir; birinde iç mekânda bir aile görülür, diğerindeyse İstanbul’daki ana meydanlardan birinden gerçek görüntüler akar.

Ali Kazma
Tahnitçi, Engellemeler serisinden, 2009, 10’

Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu

Uzun Süreli Ödünç

Ali Kazma, günümüzde ilk anda akla gelmeyen meslek gruplarını ve üretim tekniklerini ele aldığı Engellemeler serisinin merkezine insan emeği ve hallerini yerleştirir. İnsan bedeninin üretim sürecine dahil olduğu anları çoğaltarak seyirciyi içinde bulunduğu dünyaya yabancılaştırır.

Murat ATA

Sinema her şeyim. Hayallerim, bir şekilde hangi alanı olursa olsun temas halinde olmak istediğim, hayatımın vazgeçilmezi..

Woody Allen, Dardenne Kardeşler ve Reha Erdem'in sinema dünyalarından tarifsiz bir şekilde etkilenirken; sinema tarihinin en iyi filminin Yurttaş Kane olduğu üzerine düşüncem, seyrettiğim her filmle biraz daha pekişiyor.

Yorum Yap

Temmuz 2017