FilmArası Dergisi

Anadolu’da Sinema Rüzgârı Esti

Hassan Bin Sabit Sinema Akademisi TC Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları ile Anadolu’da 5 ayrı bölge ve 5 ayrı şehirde gerçekleştirdiği sinema eğitimlerini tamamladı.

Siyer Vakfı’nın kültürel ve sanatsal bir projesi olan ve  6 yıldan bu yana İstanbul’da genç sinemacılara eğitim desteği sağlayan Akademi’de bugüne kadar ayrıca son iki yılda belgesel, deneysel ve kurmaca dallarında 12 kısa film çekilmişti.

Akademi 10 Ağustos’ta Bursa’dan başladığı yolculuğunu Konya, Trabzon, Kastamonu’nun ardından Batman’da tamamladı.

İstanbul’da uygulanan ve yaklaşık 3 aya tekabül edecek şekilde her ilde 25’er kişiden müteşekkil atölyelerde katılımcılar 40’ar saati temel teorik, 25’er saati pratik set tecrübesi olmak üzere 1 haftada toplamda yaklaşık 65’er saat eğitim aldılar.

Yaklaşık 600 e yakın yapılan başvurular içerisinden 2 aşamalı değerlendirme ve online mülakatlar marifetiyle 5 ilde toplam 125 öğrenci bu eğitim ve etkinliklerden istifade ettiler.

5 il gezen HBS Sinema AkademisindeYönetmen Abdülhamit Güler, Senarist-Yönetmen Fatih Özcan Kurgu Uzmanı Umut Sakallıoğlu Senarist-Yönetmen Seyit Çolak, Senarist-Yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, Senarist-Yazar  Ayşe Şener  Aktör Ali Nuri Türkoğlu Senarist Yönetmen Yeşim Tonbaz  gibi birbirinden değerli isimler;

Senaryo Yazarlığı, Görüntü Yönetmenliği,Yönetmenlik Atölyesi,Kurgu Montaj, Film Yapım Atölyelerinde eğitimler ve İlk Film Yolculuğu,Film Yapmak,Sinemada Anlam Arayışı”, Kısa, Belgesel ve Uzun Metraj Filmin Senaryo, yapım, Çekim ve Festival Süreci, Oyuncu Psikolojisi/Yönetimi, Film Öyküsü, Dramatik Yapı Elemanları ve Karakter Analizi konulu workshopları gerçekleştirdiler.

Eğitimler ve workshopların son 2 gününde öğrenciler sete çıkarak ana teması aile olarak belirlenen hikayenin her şehirde bir kısmını yazıp çeken öğrenciler, 5 şehirde yapılan çekimler neticesinde 1 kısa metraj film ortaya çıkardılar. Eğitimler  süresince kazanımlarını sette yönetmen,ses, görüntü yönetmenliği ve ışık, sanat ve set ortamının diğer alanlarında pratik yaparak tecrübe eden öğrenciler programların sonunda sertifikalarını almaya hak kazandılar. 

Son şehir Batman’da eğitimler dışında Batman Belediyesinin katkıları ile 1 hafta boyunca akşam saatlerinde Payitaht Abdulhamid dizilerinin oyuncuları Edebiyatçı Yazar ve Aktör Bahadır Yenişehirlioğlu ve Aktör Ali Nuri Türkoğlu’nun söyleşileri, sinemamızın usta yönetmenleri Mesut Uçakan’ın ‘’Kelebekler Sonsuza Uçar’’, Nazif Tunç’un ‘’ Karınca’’ ve Seyit Çolak’ın ‘’Kapan filmlerinin gösterimleri ve gösterim sonrası söyleşileri gerçekleşti.

Eğitimlere katılan öğrencilerden bazıları, programın doluluğunu kalitesini şöyle ifade ettiler:

Andre Bazin “Sinema nedir?” sorusuna “Sinema  hayattır.” cevabını verir. “Film gibi hayatlar” deriz ya bazen hayır, her hayat bir filmdir. Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır; fakat herkes anlatma imkân ve cesaretini kendisinde bulamayabilir.Hassan Bin Sabit Sinema Akademisi, kursiyerlerine film yapım süreci ile ilgili bilgi vermenin ötesinde imkan ve cesaret sunuyor. Uzak bir hayali, yakın ediyor. Adeta şevk zerk ediyor. Ders veren isimler öyle içtenler ki samimiyetleri bulaşıyor. !Bir tebliğ aracı olarak sinema’ idealiyle yollara düşerek şehrimize ve gönlümüze misafir olan tüm hocalarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.” / Ayşegül Aydınlı  – Trabzon

Ahmet Uluçay’ı bilirsiniz . Bir ‘düş’ün peşinde , karpuz kabuğundan gemiler yapar. Hepimizin kendine göre düşleri vardır. Kimimiz ısrarla onların peşinden koşar. Kimimiz de    gerçekleşebileceğini gösterecek bir ışığa ihtiyaç duyar. Benim için Hassan bin Sabit bu değerde bir akademi oldu. Film seyretmeyi seven,  okumalar yapan bir kişi olarak film çekmek benim için  bir düş’tü. Belki de hep böyle kalacaktı.Hayat bazen sihirli dokunuşlarla   bir kapı aralar.  Kapıyı açıp oradan yürümek ise bizlere kalmıştır. Konya’daki atölyeye  katılmak  benim için böyle bir şanstı. Çünkü, başka bir şehirde yaşıyordum ve pandemi sürecinde memlekete dönmüştüm. O süreçte orada olmasaydım ,gündemimde sadece bu tür haberleri okumak  yer edinecekti.  Gönül isterdi ki uzun bir atölye çalışmasında bu eğitimleri alabilseydik. Hazmederek, her birimiz film çekiminin her aşamasını deneyimleyerek. Bu  elbette  çok daha verimli olurdu. Ama böyle bir hizmetin ayaklarımıza kadar gelmesi, hocalarımızın yetkinliği ve özverisi elbette her şeyin ötesindeydi.  Daha güzeli ise hiç bir şeyin bu bir haftayla sınırlı kalmaması. Her an bizlerle iletişim halinde olunması, her projemizde bize destek  verilmesi. Gerisi bizim çabalarımızla olacaktır elbette. Bu programı bütün  Anadolu’da görmek ise bir çok gencin düşlerini gerçekleştirme   fırsatı verecek, belki ileriki yıllarda yetenekli nicesinin  çekeceği  filmleri konuşuyor olacağız kim bilir. Bu bağlamda gerek Siyer vakfı’na, Kültür bakanlığı’na, belediyelerimize, değerli hocalarımıza teşekkürü bir borç biliriz.”  /Ayşe Kılıç  – Konya

Sinema herkes için olduğu gibi, benim için de mâhiyeti oldukça mühim bir sanat biçimidir. İlk kez sinemaya gidip çıktıktan sonra derhâl, ben de bu muazzam aracı kullanıp kendimi, gördüklerimi, düşüncelerimi, derdimi insanların gözleri önüne sermeliyim diye düşündüm. Mâlumdur, sinema kollektif bir özveri ve emeği gerektirmenin yanında usta çırak ilişkisiyle yürünmesi gereken bir yoldur. Hayatımın birçok ânında bu yola koyulmayı planladığım hâlde bir türlü şartlar buna müsaade etmeyince ve kimse de bu olanağı sağlamayınca, sinemaya dâhil olma arzum hep bir yerde öylece durdu ve tozlandı. İşte tam da bu noktada, bir yaz günü, sıcaktan ne yapacağımı bilmediğim bir ânda, karşıma Hassan bin Sabit Sinema Akademisi’nin Batman’da düzenleyeceği Sinema Akademisi Eğitim duyurusunu gördüm ve hiç vakit kaybetmeden başvurumu yaptım. Yalnızca bu yıl için değil, belki de hayatımın dönüm noktalarından sayılacak bir eyleme atıldığımı o ân hissetmiştim. Çünkü yıllardır içimde alev alev yanan sinema arzusu nihâyet bir şekilde ortaya çıkacaktı ve belki de ilk filizini verecekti. Her ne kadar ilkin eğitim konusunda şüphelerim olduysa da, ilk günden itibaren bütün çalışanların bilgisi, ilgisi ve tecrübesiyle tam da olmam gereken yerde olduğumu anladım. Bu bereketli ve güzel bir hafta ile sinemanın içine öyle girebildim ki, bundan sonra çıkmam mümkün değil. Süre her ne kadar kısa olduysa da, bu süreçte senaryodan çekime ve çekim sonrasına dair gerek eğitimlerle gerekse de değerli yönetmenlerimizin tecrübeleriyle benim nezdimde paha biçilmez bir bakış açısına sahip oldum. Daha önce ‘nasıl yapacağım, nerden başlayacağım’ sorularının ve ‘bu iş yapılmaz, çok zor’ gibi olumsuz fikirlerin tümü bir ânda yok oldu, ve yerini şu anda ‘ben de bu işi yapabilirim’ düşüncesine bırakıp beni de senaryolarım üzerinde çalışmaya ve bunları çekme planlamasına teşvik etti. Bu eğitimin gerçekleşmesinde büyük payı olan başta Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Batman Valiliği’ne, Batman Belediyesi’ne ve elbette Hassan bin Sabit Sinema Akademisi’ne tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum ve bu çalışmayı Türkiye’nin her köşesine götürmelerini temenni ediyorum. “/ Ramazan Önder – Batman

Şehir merkezine giden dolmuşun arka koltuğuna oturmuştum. Başım camdaydı. Bir üst geçitin altından geçerken HBS sinema akademsinin yedi gün sürecek eğitimine ait afişi görmüştüm. Bir tevafuktu, belki bir arayıştan müteşekkil. Nasib ile katılmaya hak kazandım. İlk gün ve sonraki günler ardı sıra geçip gitti. Elbette kısa bir süreydi, yedi günde sinema mı öğrenilirdi vs, vs, vs. Son gün, uygulama çekimlerinde ki son sahneyi de bitirince diğer kursiyer kardeşlerimizle  tebrikleştik, vedalaştık. Ve yeniden dolmuştaydım, alışkanlığım olduğu üzere arka koltukta başım cama yaslı. Şehir merkezinden eve dönerken karanlık soakaklara bakıyordum. Demek zaman kısıtlı da olsa bir iş samimiyetle yapılırsa kalıcı tesirler bırakabilirmiş. Yürüdüğü yolu seven insanlar birer cümleyle dahi olsa kalplere etki edebilirmiş. Bu formülün karşılığı ihlas kelimesi olsa gerek. Yoksa Ayşe Şener hoca nın “ekmek ile vicdan uzlaşısı” teklifi, Kubilay Erkan Yazıcı hocanın söyleşideki samimiyeti, Seyyid Çolak hocanın adeta “zor değil, uğraşın rahatlıkla siz de başarabilirsiniz” tavrı nasıl bu kadar tesirli olabilirdi. Sanırım en çok anılması gereken kişiler de bu işin yükünü çekenlerdi. Abdulhamit hocamıza, Çamran ve Serhat kardeşlerimize müteşekkir olmamak mümkün müydü? Ayrıca yeni nesil şöyle, böyle diyerek ümitsizce konuşanları haksız çıkaracak, yaşlarına rağmen düşünmesini, konuşmasını çok iyi bilen gençlerle aynı eğitimi almak bu toprakların güzel insanlar yetiştirmeye devam edeceğini  bir kez daha teyit ettirdi bana. Çok şükür.Eve vardığımda saat geçti. Günlüğümü açtım, anlatmak istediğim şeyler için yeni bir yol olduğunu yazdım…Şener Yiğit -Trabzon

Katıldığım akademi vesilesiyle alanında uzman yönetmenlerimle beraber kullandığımız profesyonel cihazlarla bir set idare etmenin ne demek olduğunu daha iyi görmüş oldum. Yönetmenin; yalnızca filmi yöneten kişi olmadığını, aynı zamanda çok yönlü bir kişiliğe sahip olması gerektiğini anladım. Bunun akabinde yönetmen olmak için bilgi ve tecrübe kapsamında emeklemekten yürümeye geçmeme vesile olduğunuzu düşünüyorum. İstanbul dışına çıkıp sinema eğitimi verme sorumluluğunu üstlendiğiniz için de hayli müteşekkirim.Yunus Emre Boncuk  – Bursa

Hassan bin Sabit Sinema Akademisi’nin afişini ilk gördüğümde bir haftanın bu kadar dolu dolu geçeceğine dair hiçbir fikrim yoktu. Hocalarımız sahneye çıkıp konuşmaya başladığı andan itibaren ise yedi günün çok güzel ve çok verimli geçeceğini anladım. Her biri birbirinden kıymetli pek çok güzel insan tabiri caizse ayağımıza kadar geldi. Kastamonu gibi sosyal ve kültürel olanakları çok çeşitli olmayan bir şehirde böyle değerli insanları ağırlamak gerçekten paha biçilemezdi. Senaryo yazımından kurgu yapımına, çekim ekipmanlarından sinema felsefesine pek çok ders gördük, söyleşi yaptık. Harika senaristlerle, yönetmenlerle, oyuncu ve kurgucularla tanıştık ve onların tecrübelerinden yararlandık. Beş günümüz çok güzel insanların söyleşileriyle dolu dolu geçse de bu programın beni en çok etkileyen kısmı bu beş günde öğrendiklerimizden yararlandığımız iki günlük atölye çalışmamız oldu. Senaryosunu kendimizin yazdığı, ekipmanları öğrendiklerimizle ayarladığımız kısa ama çekerken o kadar da kısa olmadığını gördüğümüz küçük bir film parçası çektik. Ekranda izlediğimiz birkaç saniyelik bir şeyin kaç saatlik bir çalışma olduğunu, ufacık bir detayın bile kaç kişinin emeği olduğunu kendimiz deneyimleyerek öğrendik. Bu paha biçilmez deneyimi bizlere sunan ve tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan eğitmenlerimize, konuşmacılarımıza ve bizi bu programla buluşturan herkese canı gönülden teşekkür ediyorum. ” /Asya Ahsen Küçükbasmacı -Kastamonu 

TC Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları ile gerçekleşen Sinema eğitim ve etkinlikleri Ocak ayı itibari ile ayda 1 şehir yaz aylarında da yine toplam 5 ayrı şehir şeklinde devam edecek .İstanbul ve Anadolu’da çekilen filmlerin gösterimi 15 Ekim 2020 de yapılacak.

Avatar

Film Arası Dergisi

Ağustos 2010’da yayın hayatına başlayan aylık sinema dergisi.

Yorum Yap

Temmuz 2017