Her Birimizin Yolculuğu; Train Dreams

Sinemada görkemli olayları ve fantastik hikayeleri anlatmak çok daha ilgi çekici gibi gözüksede sade yaşamların sıradan gibi gözüken ama bünyede barındırdığı kırılmalarla için için derinleşen izlerinin büyüsü de cezbedebilmektedir izleyiciyi. Clint Bentley’nin 2026 Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film” adayı olan son filmi Train Dreams, ormanlarda ağaç kesen Robert’in hayat rutinine ve yaşadığı acılarla dağlanan düşünce yolculuğuna odaklanıyor. Eşi ve çocuğu ile beraber yaşayan Robert, iş sebebiyle ailesinden sıklıkla uzaklaşmak zorunda kalır. Yine iş için ailesinden ayrı olduğu bir zamanda çıkan yangında eşi ve çocuğu kaybolur. Yaşamının bundan sonraki evresinde ailesini aramaya çalışan Robert aynı zamanda kendini de arıyor olacaktır.

Ailesinden yoksun bir şekilde büyüyen Robert için yalnızlık yabancısı olduğu bir duygu değil. Yine de her insan gibi aidiyet ihtiyacının da eksikliğini hissetmektedir. Nitekim eşi ile tanışması ve dünyaya gelen çocuğu Robert için can simidi olur. Çalıştığı ormanlık bölgelerde sayısız insana tanıklık ettiği için pek çok öyküye de tanıklık eder. Gördüğü pek çok hikaye eşliğinde geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında düşünsel yolculuklara çıkar. Mesafelerin hızla birbirine bağlandığı, zamanın kısaldığı bir dönemde şehirleşmenin beraberinde getireceği bambaşka bir yaşam tarzını kucaklamadan evvelki son insan topluluğuna aittir Robert. Zira kendinden sonrakiler için yaşam üzerine düşünmek pek de fırsat bulunabilen bir eylem olmayacaktır.

Ailesini kaybettikten sonra onları bulmak için beyhude ümitlere bel bağlayan Robert yarı meczup bir halde geçmiş yaşamından hayallerle bir arada bulur kendini. Zaman geçtikçe belleğindeki anılar birbirine karışır. Filmin doğal manzarası olan doğanın sessizliği aslında Robert’ın sessiz çığlıklarıdır. Robert tarafından anbean içselleştirilen bu çığlıklar, metropol insanının kalabalıklar içindeki yalnızlığının tersine, büyük bir aidiyet ile hayatın özüne tutunduran bağlar haline geliyor. Ormanlara verilen zararlar, çalıştığı bir bölgede Çinli bir işçinin ırkçı saldırı sonucu öldürülmesi Robert için vicdan azabı haline geliyor. Film tüm bu olan bitene doğrudan şekilde yer veriyor olsa da izleyicide oluşan etkisini daha sembolik bir dil ile kuruyor. Her ne kadar genel itibariyle bireysel bir yolculuk olarak dursa da sosyal eşitsizlikler, ırkçı tutumlar ve benzeri sosyal konular da Robert üzerinden temsil imkanı buluyor.

Filmin görüntü yönetimi muazzam. O büyüleyici manzaraları peşi sıra izlemek izleyiciyi kısa sürede büyülüyor. Ustalıklı bir görüntü yönetiminin bir filme neler kattığı ayrıca gözlemleniyor. Bilakis filme duyulan alakanın vazgeçilmez parçası haline geliyor. Film içinde yer alan replikler de bir hayli güçlü. Salt doğa tasviri değil, sözün gücü de es geçilmemiş. Müziğin film akışına yoğun şekilde eşlik edişi bir kusur olarak görülebilir. Hiç kullanılmaması da tercih edilir olmasa da bir noktadan sonra ince ince tırmalıyor izleyiciyi. Yönetmen Joel Edgerton ustalıklı bir performans sergiliyor. Şiirsel anlatım için bulunmaz bir figür olarak var oluyor. Yönetmenin tüm bu olan biteni sakince ve usandırmadan aktarışı takdire şayan. Yeni dünyayı zarar gören eski dünyanın topyekun intikamı olarak da görebilir izleyici. Bu değişimin tarifsiz sessizliğine mukabele etme görevi ise her birimiz adına Robert’a düşüyor.

Denis Johnson’ın aynı adlı romanından uyarlanan Train Dreams, Robert’ın ölen işçi arkadaşının botlarının ağaca çivilenmesi gibi zihnimizde benzer şekilde yer edecek bir film. Bir Netflix filmi olmasından ötürü gelebilecek her türlü önyargıyı boşa düşürüyor ve odağına yerleştirdiği derin hislerle yükseliyor. Robert’ın yolculuğu, aynı zamanda hepimizin yolculuğu.

1986 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2008 yılında mezun oldu. Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli film atölyeleri ve akademi çalışmalarına katıldı. Çeşitli kurumsal firmalarda sürdürdüğü profesyonel iş yaşantısı ile birlikte 2012 yılından bu yana Film Arası Dergisi’nde film kritikleri ve çeşitli sinemasal araştırmalar yazmaktadır. Aralık 2013 döneminden itibaren derginin Yayın Kurulu Üyesi’dir. İngilizce bilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir