Eksik Kalmamalıydı Bu Hikâye

Gündelik yaşantıda takılan maskeler konusu psikolojinin ve de genel çerçevede sosyolojinin ışığı altında çokça değerlendirilmiştir. Ortamına göre sergilenen roller (ne yazık ki) sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Kendimizle baş başa kaldığımız anlardaki sahiciliğe ayrılan zamanın iyiden iyiye daraldığı aşikar. Peki maskelerin ya da rollerin bile isteye kitlesel şekilde sergilenmesi nasıl bir ambians oluştururdu? Gerçekliğin bir an dahi olsa askıya alınışı beraberinde neleri getirirdi? Rental Family (Kiralık Aile) filmi tam da bu soruların merkezinde konumlanma iddiasını taşıyor. Mitsuyo Miyazaki’nin yönettiği film, Tokyo’da hizmet veren ve insanların isteği üzerine hayatlarına rol gereği dahil edilen başkaca insanları organize eden kiralık aile şirketinde yaşanan olayları anlatıyor.

Phillip (Brendan Fraser), Japonya’da oyunculuk yapmaktadır. Küçük ölçekli rollerden ötürü hem maddi zorluklar yaşamakta hem de günden güne motivasyonunu yitirmektedir. Kiralık aile şirketi ile böylesi bir halde iken karşılaşan Phillip başlangıçta yapılan işi yadırgıyor olsa da özel yaşamında eksik kalmış hislerin de etkisiyle kendini işine iyiden iyiye kaptırır. Olması istenen roller ya da davranışlar arasında gidip gelen Phillip için gerçekle kurmaca bir noktadan sonra ayırt edilemez hale gelir. Phillip karakterinin tüm bu karmaşa içerisinde çok daha derin bir betimleme ile yansıtılması yerinde olabilirdi. Bunun yerine Phillip’in ve kiralık aile şirketinin hizmet verdiği müşterilerinin yaşamlarına neredeyse eşit şekilde ışık tutulması çok sayıda bağımsız öyküye sebep olurken izleyici tüm bu yaşananlara yüzeysel şekilde dahil olabiliyor. Tek bir karakterden öte kadronun tamamına dağılan filmin odaklandığı temel bir karakter ya da olay olmuyor haliyle.

Büyük beklentilerle açılan ve aynı minvalde gelişmesi umulan filmin bir noktadan sonra tekrara düşüşünü gözlemlemek zor değil. Uzakdoğu coğrafyasının diğer bölgelere kıyasla ilginç gelebilecek uygulamalarının ya da ruh dünyasının dikkat çeken bir yansımasını merkeze alan filmin ikinci yarıya doğru klasik anlatılara evrilmesi üzücü. Tümden, bütünsel olarak izleyici kitlesini sarsacak bir işleyişi yakalamak zor değildi film açısından. Lakin filmin özgün konusuna rağmen çıtayı belli bir seviyede tutma eğilimi dikkatlerden kaçmıyor. Finale doğru konsantrasyonunu tümden yitiren film, peşi sıra çekilen ve analitik bakış açısından mahrum pek çok dijital platform filminin iddiasızlık üzerine kurulu izinden yürüyor. Phillip karakterinde başka yaşamlara daha yakından bakma imkanına erişmek dışında radikal bir değişim ve dönüşümden söz etmek güç. Şirket personellerinin yaptıkları işi bir nevi sahtekarlık olarak görmeye başladıkları ana dair farkındalık daha güçlü yansıtılabilirdi.

Phillip karakterine hayat veren Brendan Fraser’ın performansı için söylenebilecek olumsuz herhangi bir durum yok. Fakat Phillip karakteri için en azından şeklen daha heyecan verici bir profil oluşturulabilirdi. Kaybeden ve enerjisi kalmamış insan hüviyeti baştan sona bir yük teşkil ediyor. Japonya’nın yerel kültüründen ve yaşam alışkanlıklarından tetiklenen bir uygulamanın anlatılması bir hayli orijinal. Fakat bu farklı tadı uygun malzemeler eşliğinde sunabilecek bir yönetim bulunmuyor. Senaryonun zayıflığı, vasat ölçekli müzikler ve temponun düşük kalması filmin potansiyelini sekteye uğratıyor.

Kiralık Aile, potansiyelini cömertçe harcayan, konusunun görkemine uyum sağlayamayan bir film olmakla birlikte beklenti düşük tutuldukça kendini izletebilecek türden bir yapım. Sadece yalnızlık üzerinden özgün bir durumu yansıtmanın bedelini fazlasıyla ödüyor film. Zira yalnızlık, özellikle de kalabalıklar içerisindeki yalnızlık günümüz sosyal medya ve bir adım ötesindeki yapay zeka çağında eski dünyanın kalıpları ile anlatılabilecek bir durum değil artık.

1986 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2008 yılında mezun oldu. Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli film atölyeleri ve akademi çalışmalarına katıldı. Çeşitli kurumsal firmalarda sürdürdüğü profesyonel iş yaşantısı ile birlikte 2012 yılından bu yana Film Arası Dergisi’nde film kritikleri ve çeşitli sinemasal araştırmalar yazmaktadır. Aralık 2013 döneminden itibaren derginin Yayın Kurulu Üyesi’dir. İngilizce bilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir