İstanbul Film Festivali: Çıtkırıldım

Büyüme hikayeleri sinemada karşımıza en az İkinci Dünya Savaşı filmleri kadar sık çıkıyor. 41. İstanbul Film Festivali’nin Nerdesin Aşkım? başlığı altında gösterilen Fransız yapımı Çıtkırıldım / Petite Nature da yönetmeninin kendi deneyimlerinden yola çıkarak yarattığı 10 yaşındaki Johnny’nin büyüme hikayesini anlatan gerçekçi bir dram.

Hiçbir işte ya da ilişkide dikiş tutturamayan, sürekli içen, üç çocuğunu perişan halde peşinden sürükleyen ve Johnny’nin tanımıyla “oturup zamanın geçmesini bekleyen” anne karakteri ilk sahnede sevgilisiyle kavga edip yeni bir eve taşınmak zorunda kalıyor. Böylece Johnny, yeni bir mahallede yeni bir okula başlıyor ve kendisi gibi yeni taşınan öğretmenine âşık oluyor.

Film sonrası soru cevap etkinliği yapan yönetmen Samuel Theis, İstanbul Film Festivali’ne ilk filmiyle de katıldığını ve 2014 tarihli Party Girl adlı bu filminde annesinin hikayesini anlatmış olduğunu söyledi. İlk filmini çekerken çocukluğunun geçtiği mahalleye döndüğünü ve bu sırada kendi 10 yaşındaki halini düşünmeye başladığını ekleyen Theis, Çıtkırıldım / Petite Nature için de bu deneyimden ilham almış. Filmde anlattığı Johhny karakteri gibi kendisi de 10 yaşındayken ailesini yabancı görür, her zaman oradan ayrılmak istermiş. Evde okuyacak hiç kitapları olmadığını ve sinemayla tanışmasının çok geç olduğunu anlatan yönetmen, film yapmaya başladığındaysa görmüş ki aslında fiziksel olarak o evden ve o mahalleden ayrılmayı başarmış bile olsa aslında zihnen oradan hiç çıkamayacağını ve hep o mahallede kalacağını idrak etmiş.

Yönetmen ayrıca sinemasını tanımlamak için “Fransız sineması burjuvadır, filmler şehirlerde geçer ve benim anlattığım bölgelerden pek bahsedilmez. Madenler kapandığı için işsiz kalan insanlar gösterilmez mesela. O yüzden bu filmde oraları, kendi arkadaşlarım da dahil olmak üzere dünyaya göstermek istedim.” dedi.

Filmin adı her ne kadar Çıtkırıldım olsa da aslında Johnny çok güçlü bir çocuk. Âşık olmak güçlü olmayı gerektirir zaten. Öğretmenine şiir okuması, evine gidip onu öpmeye kalkması, aile büyüklerine tokat gibi bir konuşma yapması, evden ayrılmak ve annesinin kaderini paylaşmamak için çok çalışması, yılmaması, yolundan vazgeçmemesi ve yönetmenin bugün geldiği noktadan anladığımız kadarıyla hayalini başarmış olması, onun hiç de (filmin İngilizce isminde belirtildiği gibi) softie olmadığının ispatı.

Cannes Film Festivali’nde Queer Palm için yarışan Çıtkırıldım / Petite Nature başarılı bir büyüme hikayesi, iyi çekilmiş bir film, çocuk başrolü başta olmak üzere tüm oyuncu performansları etkileyici… Mutlaka görün.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.