En Büyük ‘Reacher’

 Lee Child adıyla gerilim romanları yazan İngiliz yazar Jim Grant, ilk kitabı Killing Floor’la Anthony Ödülü kazanalı 25 sene oluyor. Ve şimdi bu roman, Amazon Prime Video için dizi formatına uyarlandı. Amazon’un dizi ve filmler konusunda yüzünün güldüğü pek söylenemez. Bu satırlar yazılırken iddialı projelerinden The Tomorrow War’un IMDb puanı 6.6, Cinderella’nınki 4.2, I Know What You Did Last Summer’ınki 5.3, The Tender Bar’ınki 6.8, Harlem’inki 6.7 idi. Amazon’un sahibi olduğu IMDb’de çuvalla para döktüğü yapımların düşük puanlarla listelenmesi elbette siteye güvenimizi artırıyor ancak bir yandan da dijital platformda yayınlanan işlere şans vermeden önce defalarca düşünmemize sebep oluyor. Elbette The Wheel of Time gibi başarılı yapımları da var ancak Netflix’e oranla çok az içerik sunduğu için başarısızlıklar daha çok göze batıyor. Haftada 7-8 içerik sunan Netflix’te 1 tane izlenecek şey bulsak şanslı sayıyoruz kendimizi ama Prime Video tek içerik sunup onu da beğenmediğimizde üyelik ücretini boşa ödemiş hissedebiliyoruz. Reacher dizisi de iyi tanıtılmasına rağmen pek çekici gelmeyen ve şans vermekten imtina ettiğimiz yapımlardan biri. Netflix’te olsa yayınlandığı gün açıp bakmıştık muhtemelen ama Amazon’un bahsettiğim düşük ortalaması nedeniyle ertelenip gözden kaçması daha olası Reacher’ın. Neyse, Lee Child uyarlamalarını sevenlere güzel bir haberimiz var. Reacher, olmuş.

Reacher (2022-), ismini kullanmayan ve annesinin bile soyadıyla hitap ettiği Jack Reacher karakterini izlediğimiz ilk uyarlama değil. Bu filmdeki başarısıyla daha sonra tam 4 tane Görevimiz Tehlike / Mission: Impossible filmi emanet edilecek Christopher McQuarrie, Lee Child’ın romanlarından 2012’de Jack Reacher adlı bir film yapmıştı ve Tom Cruise başroldeydi. Eleştirmenler bayılmadı fakat 60 milyon dolar bütçeli film dünya çapında 218 milyon dolar hasılat elde edince, yönetmen değişikliğiyle de olsa Jack Reacher: Never Go Back (2016) çekildi. Fakat ikincide aynı bütçeye rağmen hasılat 162 milyon dolarda kaldı ve böylece devam filmleri rafa kalktı.

Gelelim Reacher dizisine. Tom Cruise 170cm’lik boyuyla, kitaplarda 195cm’lik bir dev olarak tasvir edilen Jack Reacher’a hayat verdiğinde epey eleştirilmişti. Bu kez yapımcılar 189cm’lik Alan Ritchson’la anlaşmış ve “dizinin en büyük başarısı casting” dedirtebilecek bir iş yapmışlar. Smallville’de (2001-2011) Aquaman olarak parlayan, Supergirl (2015-2021) ve Titans (2018-) dizilerinin toplam 19 bölümünde Hank Hall / Hawk rolünde izlediğimiz, Teenage Mutant Ninja Turtles’ın (2014) Raphael’i Alan Ritchson’ın şimdiye kadarki en büyük sınavı olan Reacher’dan alnının akıyla çıktığını, hatta dizinin onsuz yarısı kadar bile etkileyici olamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. 195cm boyunda, 120kg ağırlığında bir dev olarak tanımlanan, çocukluğunu kavga edip başını belaya sokarak geçirmiş, çevresindeki seven-sevmeyen herkesin sürekli boyutlarıyla ilgili yorum yaptığı, dövüşürken özgüveni tavan yapan ama bir yandan da çocuksu gözlerinden kalbinin iyiliği okunabilen, eşyayla bağ kurmayı sevmeyen, montu yırtılınca bantlayıp hayatına devam eden, ilişkilerinde mesafeyi koruyan, duygularını belli etmemeye çalışan bir karakter Reacher ve Alan Ritchson tüm bunların vücut bulmuş hali sanki. Çok başarılı. Diziyi sadece onun için bile izleyebilirisiniz ama elbette Lee Child’ın biraz eskimiş olsa da heyecanla takip edilen roman tadı yerli yerinde yani 8 bölümü tamamlamak için bahane çok.

Reacher’la ilgili burun kıvrılabilecek tek nokta belki eski usul oluşu olabilir ama birçokları için de bu özlenen bir meziyet. O yüzden kararı size bırakıyoruz. Gerçekçi, nostaljik bir aksiyon dizisi izlemeyi özlediyseniz Reacher sizi bekliyor. Hikaye ilk sezonla tamamlanıyor ancak Jack’in maceralarının devamı gelecek.

Jack Reacher’ı Netflix’te, Reacher’ı Amazon Prime Video’da izleyebilir, Tom Cruise mu daha iyi bir Reacher olmuş yoksa Alan Ritchson mı, kendiniz karar verebilirsiniz. Diziden önce kaynak romanı Türkçe okumak isterseniz de Oğlak Yayıncılık’nın Öldüren Kumpas ismiyle yayımladığını ekleyelim.

1983 yılında, mutlu bir aileye doğdu. 15 yaşında sinema salonlarıyla tanışıp, bazı filmlere âşık oldu. “Ben de yaparım” zannederek, -o zamanki algısıyla- senaryo yazmaya ve her sene doğum günü gelmeden bir uzun metraj tamamlamaya başladı. “Yapan” olmanın kendisi için o kadar da kolay olmayacağını anladığındaysa bu büyülü dünyadan kopmamak için, filmler hakkında “yazan” olmaya karar verdi. Geçen yıllar içinde istemeden de olsa tıp hekimi olup 12 yıl çalıştıktan sonra mesleği bıraktı. 13 yıllık sinema yazarlığı süresince Altyazı Sinema Dergisi, Filmlerim.com, Öteki Sinema, Blogum Dergisi, Haftalık Sinema Antrakt Gazetesi ve Film Arası Dergisi’nde yazıları yayınlandı ve Ters Ninja sitesinde editör olarak kök saldı. Yaklaşık bir yıldır da her perşembe yayınladığı, ülkenin ilk dijital platform bülteni Bu Hafta Ne İzlesem? sayesinde tutkusuna bağlı kalmayı sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.